KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/8201 E., 2016/5797 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Eylül 2016
- Mahkemesi
- Asliye Ceza Mahkemesi
- Suç
- Resmi belgede sahtecilik
- Hüküm
- Mahkumiyet
Karar Metni
418 kelime·2 dk okuma
Sanık ... hakkında resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddiasıyla açılan kamu davasında; sanığın eyleminin dolandırıcılık suçunu oluşturduğundan bahisle TCK’nın 157, 62. maddeleri gereğince 10 ay hapis ve 80 lira adli para cezasıyla cezalandırılmasına, müştekinin uğramış olduğu zararın, kararın kesinleşmesinden itibaren iki ay içerisinde bir defada ödenmesi koşuluyla CMK’nın 231/5. maddesi gereğince sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair ...
Asliye Ceza Mahkemesinin 07.02.2012 tarih, 2011/217- 2012/32 sayılı kararının 20.04.2012 tarihinde kesinleştiği, .... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranılmadığı gerekçesiyle ihbarda bulunulması üzerine hükmün CMK'nın 231/11. maddesi gereğince açıklanmasına ilişkin .... Asliye Ceza Mahkemesinin 26.02.2013 tarih, 2012/203-2013/73 sayılı kararının incelenmesinde;
CMK'nın 231. maddesinin 11. fıkrasında, denetim süresi içerisinde kasten yeni bir suçun işlenmesi halinde veya denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere aykırı davranılması halinde mahkemece hükmün açıklanacağı belirtilmiş olup, bu iki halin gerçekleştiğinin saptanması durumunda, mahkemece yapılacak işlem, önceden verilen ancak, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına konu olması nedeniyle hukuki varlık kazanmayan hükmün açıklanmasından ibarettir.
Bu iki şarttan birine aykırılık nedeniyle hükmün açıklanması halinde mahkemece, uygulanmasında yasal zorunluluk bulunduğu halde, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilmesi nedeniyle uygulanamayan yasal hükümler hariç olmak üzere önceki hükümde bir değişiklik yapılmayacağından, yeniden kurulan hüküm de önceden verilen hükmün infazını sağlamaya yöneliktir.
Yeniden hüküm verilmesi ise yalnızca sanığın “kendisine yüklenen yükümlülüklerin yerine getirilememesi" halinde mümkündür.
Bu şart gerçekleştiğinde, sanığa yeni bir imkan sağlamayı düşünen yasa koyucu, yükümlülüğün yerine getirilememesi haline münhasır olarak mahkemeye, sanığın durumunun değerlendirilmesi suretiyle, cezanın kısmen infazına ya da önceki hükümde yasal zorunluluk nedeniyle tartışılamayan erteleme veya seçenek yaptırımlara çevirme kurumlarının değerlendirilmesi suretiyle yeniden hüküm kurması imkanını sağlamıştır.
Bu son halde dahi mahkeme, sübut ve nitelendirmenin değiştirilmesi veya önceki uygulamadan dönme yönünden bir imkâna sahip olmamakta, yalnızca önceki hükmün varlığı kabul edilerek, belirli bir kısmının infaz edilmemesi ya da önceki hükümde değerlendirilemeyen TCK’nın 50 veya 51. maddelerinin uygulanması yetkisine sahip olabilmektedir.
Açıklanan bu hükümdeki hukuka aykırılıklar ise temyiz ya da kanun yararına bozma yoluyla Yargıtay’ca yapılacak inceleme sonucunda giderilebilecektir.
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/8201, K. 2016/5797, 27 Eylül 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama