KÜNYE
21. Ceza Dairesi 2015/8302 E., 2016/6185 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Ekim 2016
- Mahkemesi
- Ağır ceza Mahkemesi
- Suç
- Nitelikli dolandırıcılık, Resmi belgede sahtecilik, Görevi kötüye kullanmak
- Hüküm
- Beraat
Karar Metni
299 kelime·1 dk okuma
Sanıklara yüklenen "nitelikli dolandırıcılık, kamu görevlisinin resmi belgede sahteciliği ve görevi kötüye kullanma" suçlarından açılan davada, şikayetçi ...'in suçtan doğrudan zarar görmediği ve hükmü temyiz etme hak ve yetkisi bulunmadığı cihetle, şikayetçi adına vekilinin vaki temyiz isteminin 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK'nun 317. maddesi uyarınca istem gibi REDDİNE, karar verilerek;
5271 sayılı CMK’nun kanun yollarına başvurma başlıklı 260/1. madde ve fıkrasındaki “hakim ve mahkeme kararlarına karşı Cumhuriyet savcısı, şüpheli ve bu kanuna göre katılan sıfatını almış olanlar ile katılma isteği karara bağlanmamış, reddedilmiş veya katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için kanun yolları açıktır” hükmü karşısında; suçtan doğrudan zarar gören şikayetçi hazine vekilinin temyize hakkı bulunduğu kabul edilerek sanık ... müdafiinin ve şikayetçi kurum vekilinin temyizine hasren yapılan incelemede;
Elde edilen delillerin hükümlülüğe yeter nitelik ve derecede bulunmadığı mahkemece dosya içeriğine uygun şekilde gerekçeleri gösterilerek kabul ve takdir kılınmış olduğundan katılan kurum vekilinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine; sanık ... müdafiinin beraat hükmü nedeniyle sanık lehine vekalet ücreti verilmesi gerektiğine ilişen temyiz istemine ilişkin olarak ise:
Karar tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 13/5. maddesi gereğince maktu vekalet ücretinin beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, hazine aleyhine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
Yargıtay 21. Ceza Dairesi, E. 2015/8302, K. 2016/6185, 17 Ekim 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama