KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2006/17401 E., 2007/9054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Haziran 2007
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk ( İş) Mahkemesi
Karar Metni
510 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi ve davalılar vekilince duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delilerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalıların tüm davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.
2-Dava iş kazası sonucu sürekli iş göremezliğe uğrayan davacının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Davalı tarafça davacıya iş kazası nedeniyle 15.02.1998 tarihinde 3.500 YTL. ödeme yapıldığı yapılan ödeme karşılığında kendisinden 15.02.1998 vadeli 3.500 YTL.’lik bono alındığı ileri sürülerek bono fotokopisi mahkemeye ibraz edilmiş, davacı ise böyle bir ödeme yapıldığını kabul etmediği gibi bono üzerindeki imzanın kendisinden hile ile alındığını beyan etmek suretiyle sahtecilik iddiasında bulunmuştur.
Sorumluluk hukukunda denkleştirme zarar görenin hukuka aykırı davranış sonucunda zenginleşmemesi gerektiği ilkesinin bir sonucu olup mevzuatımızda yasal olarak düzenlenmiş değildir. Kural olarak faydaların indirimi ancak zararı doğuran olaya bağlı faydalar için kabul edilir. Bu nedenle kişinin ayrı ayrı nedenlerle malvarlığına giren gelir denkleştirmenin konusu yapılamaz. Yarar bir karşı alacak olmayıp zararın gerçek tutarını belirleyebilmek üzere brüt zarardan indirilecek bir tutardır.
Somut olayda davalı tarafça davacıya maddi zararına karşı bir ödeme yapıldığı hususu ispatlanamadığı gibi ibraz edilen bono taraflar arasındaki borç-alacak ilişkisini göstermekte olup davalı tarafça usulüne uygun şekilde takas ve mahsup talebinde de bulunulmadığından bonoda yazılan miktarın zarardan indirilmesi mümkün değildir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının maddi tazminat alacağından 3.500 YTL. İndirim yapılmış olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/17401, K. 2007/9054, 4 Haziran 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama