İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5745 K.2007/3166

Davacı primleri ödenmiş 12.8.1986-30.4.1994 tarihleri arasında fiilen Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 1.1.1997-31.7.2002 tarihleri arasında ise Bağ-Kur sigortalısı oludğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde,…

Esas2006/5745Karar2007/3166Tarih5 Mart 2007Okuma4 dk · 742 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2006/5745 E., 2007/3166 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
5 Mart 2007
Mahkemesi
Samsun 2. İş Mahkemesi
Tarih
2.2.2006
No
268-12
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

742 kelime·4 dk okuma

Davacı primleri ödenmiş 12.8.1986-30.4.1994 tarihleri arasında fiilen Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve 1.1.1997-31.7.2002 tarihleri arasında ise Bağ-Kur sigortalısı oludğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

Dava, davacının 12.8.1986-30.4.1994 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun, 1.1.1997-31.7.2002 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olmadığının ve davalı Kuruma 8.079.87 YTL prim borcu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacının 12.8.1986-2.2.1993 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu, 2.2.1993-30.4.1994 tarihleri arasında isteğe bağlı sigortalı olduğu, 1.1.1997-31.7.2002 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğu süreler dışında 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olduğunun tesbitine karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.8.1981-31.12.1981,15.6.1984 - 28.11.1984, 12.8.1986-10.12.1986-1.1.1997-31.7.2002 tarihleri arasında vergi, 27.8.1986- 2.2.1993 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, davalı Kuruma 29.1.1993 tarihli bildirge ile resen 15.6.1984-28.11.1984,12.8.1986-10.12.1986,1.1.1997-31.7.2002 tarihleri arasında vergi kaydına istinaden sigortalı olarak kayıt ve tescil edildiği, 12.8.1986-30.4.1994 tarihleri arasındaki prim borcunun davalı kurumca icra yolu ile tahsil edildiği davalı kurumca 30.6.2004 tarihi itibariyle 7.965.22 YTL borç çıkarıldığı,

15.4.1994-31.12.2003 tarihleri arasındaki kesintili olarak 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalışmasının bulunduğu, 29.7.2002-25.10.2002 tarihleri arasında tefecilik suçu nedeniyle tutuklu kaldığı anlaşılmaktadır.

Yasa sistemine göre aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmak mümkün değildir. Bir kimsenin SSK. kapsamına girebilmesi için hizmet aktine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir.

506 sayılı Yasanın 3.maddesi I/F bendinde “kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” K bendinde “herhangi bir işverene hizmet aktiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Yasanın 24/I-II maddesinde de bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir.

Sonuç olarak çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanındığı ortadadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas, 2001/659 Karar sayılı 3.10.2001 günlü kararında da bu husus açıkça belirtilmiştir.

Ancak 1479 sayılı Yasa'nın 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19. maddesine göre; bu kanun ve 2926 sayılı kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur.

Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin kurum alacakları takip edilmeyerek, kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi değerlendirilir.

Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zaman aşımının kesilmesi ve zaman aşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103. maddesinin 1. fıkrasının (6),(8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile aynı Kununun 104. maddesi hükümleri uygulanır hükmü getirilmiştir.

Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir.

Ancak devam eden uyuşmazlıklarda, tamamlanmamış hukuki durumlara yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini ilgilendirmektedir.

Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasanın değişik Ek 19.maddesi ile Geçici 26.maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara Ek 19. mad. koşulları oluşuyorsa, uygulanacağının kabulü gerekir.

Bu durumda yapılacak inceleme ve araştırmanın dava dışı SSK Başkanlığının hak alanını ilgilendirdiği belirgin olup davacı tarafa yöntemince SSK Başkanlığının davaya dahil edilmesi için süre verilmesi bu kurumun gösterdiği delillerde toplanarak yukarda açıklanan ilke ve esaslar doğrultusunda sonuca varılması gerekirken mahkemece taraf teşkili yapılmadan yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalı kurumun diğer temyiz itirazlarının şimdilik yer olmadığına 5.3.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2006/5745, K. 2007/3166, 5 Mart 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2006/5745
Karar No
2007/3166
Tarih
5 Mart 2007

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5746 K.2007/3459
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5747 K.2007/3335
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5748 K.2007/3332
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5749 K.2007/3452
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5750 K.2007/3333
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2006/5751 K.2007/3336

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.