İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/11171 K.2008/5676

Davacı davalı işveren nezdinde 1.8.1986-18.7.2003 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Esas2007/11171Karar2008/5676Tarih10 Nisan 2008Okuma7 dk · 1.395 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2007/11171 E., 2008/5676 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
10 Nisan 2008
Mahkemesi
Gölyaka Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Tarih
20.3.2007
No
13-17
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.395 kelime·7 dk okuma

Davacı davalı işveren nezdinde 1.8.1986-18.7.2003 tarihleri arası çalıştığının tespiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazıları kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2- Dava, davacının 1.8.1986-18.7.2003 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen davalı Kuruma eksik bildirilen çalışmalarının tesbiti ile işçilik alacaklarının davalı işverenden tahsili istemine ilişkindir.

Mahkemece istemin reddine karar verilmiştir.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespiti davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında; resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması, salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması, inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordroları, tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken işverenler tarafından Kuruma bildirilen komşu işyerleri çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kimi diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Gerçekten, davacının, işyerindeki çalışmaları işe giriş bildirgelerine, aylık ve üç aylık bordrolara dayanılarak Kuruma kısmi olarak bildirilmiş ve bildirime uygun olarak da primleri ödenmiştir. Öte yandan işe giriş bildirgesi ve bordrolar davacı çalışmalarının işyerinde kesintili geçtiğinin karinesidir. Karinenin tersinin ise eşdeğerdeki delillerle kanıtlanması gerektiği söz götürmez.

Bu gibi durumlarda çalışma olgusunu ortaya koyabilecek inandırıcı ve yeterli kanıtlar aranmalı, kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir.

Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.8.1986-14.4.2003 tarihleri arasında çeşitli inşaat işyerlerinden verilen işe giriş bildirgeleri ile kısmi çalışmalarının davalı Kuruma bildirildiği, 15.6.1991 ve 1.11.1991 tarihlerinde davalı şirketin ortağı olan Bayram Koç tarafından, 17.6.1993, 1.4.1994, 1.10.1994, 2.12.1994, 2.12.1994 12.6.1995, 18.11.1995, 1.12.1994 tarihli bildirgeler ile 1.5.1996 -2.5.2002 tarihleri arasında verilen bildirgelerin davalı şirket tarafından, 14.4.2003 tarihli bildirgenin ise davalı şirketle bu şirketin taşeronu olan dava dışı K.-A.

Mim. Proje İnş. Ür. Tekstil Gıda Sig. Aracılık Ltd. Şti. tarafından verildiği, bildirimlerin kısmi olarak yapıldığı, işyeri önce B.K.a ait iken bilahare B. K.'unda ortağı olduğu davalı şirketin kurulması üzerine davalı şirkete devredildiği, davalı şirket ile dava dışı diğer şirketin yetkili temsilci ortaklarının aynı kişiler olduğu anlaşılmaktadır.

506 sayılı Yasa'nın 82. maddesine göre sigortalıların çalıştırıldığı işyerinin devredilmesi veya intikal etmesi halinde eski işverenin kuruma olan sigorta primi ile gecikme zammı ve faiz borçlarından aynı zamanda yeni işverein de müteselsilen sorumlu olacağı, gerek yürürlükten kadırılan 1475 sayılı Yasa'nın 14. maddesinde 12.07.1975 tarihinden itibaren işyerinin devri veya herhangi bir suretle el değiştirmesi halinde işlemiş kıdem tazminatlarından devreden işverenin kendi dönemi ile sınırlı olmak üzere her iki işvereninde sorumlu olacaklarının,

4857 sayılı Yasa'nın 6. maddesinde işyerinin devrinde devir tarihinde mevcud olan iş sözleşmelerinin bütün hak ve borçları ile birlikte devralana geçeceği, devir halinde, devirden önce doğmuş olan ve devir tarihinde ödenmesi gereken borçlardan devreden ve devralan işverenin birlikte sorumlu olacağı bildirilmiştir.

Bu açık düzenlemeler karşısında işyerini B.K.'tan devir alan davalı şirketin davacının tüm çalışma süresi içinde hakettiği kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağından sorumlu olduğunun kabulü gerekir.

Davacı 1.8.1986 tarihinden 18.7.2003 tarihine kadar aynı işverene ait işyerinde kış mevsiminde hava şartları nedeniyle inşaat yapılamayan arizi süreler dışında kesintisiz olarak çalıştığını, işverenin başka kişilere ait inşaatların mütahitliğini yaptığını, inşaat işyerlerinin inşaat malikleri adına 506 sayılı Yasa kapsamına alınması nedeniyle işe giriş bildirgelerinin bu işyerlerinden verilerek çalışmalarının kısmi olarak bu işyerlerinden bildirildiğini, davalının kendi adına yaptığı inşaat işyerlerinden kendisini sigortalı olarak gösterip kısmi bildirimlerde bulunduğunu iddia etmiş,

davacının bu iddiası tanık beyanları ile de desteklenmiştir. Mahkemece 1.8.1986 tarihinden itibaren işe giriş bildirgelerinin verildiği işyerlerindeki inşaatların dava dışı B.K.veya davalı şirket tarafından yapılıp yapılmadığı araştırılmaksızın bu bildirgelerin verildiği ve kısmi çalışmaların bildirildiği işyerlerinin davalı işveren şirket ile ilgisinin bulunmadığı kabul edilerek sonuca gidilmesi isabetsiz olmuştur.

15.10.2003 tarihli Çalışma Bakanlığı iş müfettişi tarafından yapılan teftiş sonucu düzenlenen raporda işverence tutulan işyeri kayıtlarının 17.8.1999 tarihli depremde zayii olduğuna ilişkin mahkeme kararı bulunduğu, bu tarihten sonraki işyeri belgelerinin bulunduğu bildirilmiş, bilirkişi raporunda ise imzalı ücret bordrolarının bulunduğu kısmi bildirimlerin bordrolara göre yapıldığından sözedilmişsede imzalı ücret bordrolarının dosya içinde olmadığı görülmektedir.

Yapılacak iş; öncelikle davacının imzalı ücret bordroları ile Çalışma Bakanlığı müfettişinin düzenlediği rapor ve eklerini getirtmek, uyuşmazlık konusu olan dönemde işe giriş bildirgelerinin verildiği inşaat işyerlerinde inşaatların B.

K. Veya davalı şirket tarafından yapılıp yapılmadığının gerekirse Belediye'den inşaat ruhsat dosyalarını getirtmek suretiyle belirlemek, bu inşaatların davalı tarafından yapıldığının tesbit edilmesi halinde Düzce İnşaat Mühendisleri Odasından o bölgede kış aylarında hava şartları nedeniyle inşaatın yapılamadığı tarihleri sormak, davacının 1.8.1986 tarihi ile işyeri kayıtlarının ve imzalı bordrolarının bulunmadığı 17.8.1999 tarihleri arasında inşaat mevsimi olmayan süre dışında davalıya ait işyerinde kesintisiz olarak çalıştığının kabulüyle eksik bildirilen sürelerin tesbitine karar vermek,

17.8.1999-31.10.2002 ve 14.4.2003-18.7.1002 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise işverenden ücret bordrolarını getirtmek ücret bordrolarında davacının imzası olanlar saptanarak imzasını içeren bordrolara geçmiş süreler dışındaki sürelerle ilgili olarak istemin reddine, imzası olmayan bordrolardaki süreler yönündende işverence davalı kuruma bildirilen süreler ile inşaat mevsimi olmayan süreler dışında davacının davalıya ait işyerinde çalıştığının tesbitine karar vermektir.

Davacının kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin alacağı istemine gelince; Davacı davalı işverence çalışmalarının davalı kuruma eksik bildirilmesi nedeniyle aralarında tartışma

çıktığını bu nedenle işverence iş aktinin 18.7.2003 tarihinde sona erdirildiğini ve kendisine bazı kağıtlar imzalatılmak istendiğini, daha önce de başka kağıtlar imzalatıldığını, işten çıkarılmamak için bu kağıtları imzalamak zorunda kaldığını ileri sürmüş, davalı ise davacının 31.10.2002 tarihinde istifa etmek suretiyle işyerinden ayrıldığını başka bir şirkette çalıştığının ileri sürmüştür.

Tanık beyanlarından davacının iş aktinin 31.10.2002 tarihinde son bulup davacının davalı şirketle ortak ve yöneticileri aynı olan diğer şirkette 14.4.2003-18.7.2003 tarihleri arasında çalıştığı davacının 25.10.2002 tarihli istifa dilekçesinde ücret yetersizliği nedeniyle işten ayrıldığının beyan ettiği ancak ibraname başlıklı davacının imzası olan belgede davacının 1.4.1994-31.10.2002 tarihleri arasındaki çalışmaları karşılığı 2.740.54 YTL kıdem tazminatı,

258.27 YTL yıllık izin ücreti alarak işvereni ibra ettiği yıllık izinlerini kullandığının yazılı olduğu eki olan belgedede davacının 7.10.2002-27.10.2002 tarihleri arasında yıllık izin kullanıp 28.10.2002 tarihinde işe başladığının yazılı olduğu, işten ayrılma bildirgesinde de davacının ücret yetersizliği nedeniyle kendisinin işten ayrıldığının yazıldığı ve bu iki belgede de davacının imzasının bulunduğu görülmektedir.

Ödenmesi gerekmeyen bir hakkın ibrasından söz edilemeyeceğinden istifa dilekçesi bulunmasına rağmen istifa eden kişiye kıdem tazminatı ödenmiş olması davalı savunması ile çelişip davacının iddiasını doğruladığından iş aktinin haklı bir neden olmaksızın 31.10.2002 tarihinde davalı işverence feshedildiği, davacının bilahare 14.4.2003 tarihinde yeniden işe başlayıp tanık beyanlarına göre 18.7.2003 tarihinde kendisinin işyerinden ayrıldığı bu nedenle 14.4.2003-18.7.2003 tarihleri arasındaki dönem yönünden ihbar tazminatı ile bir yıllık süre dolmadığından yıllık izin alacağına ve kıdem tazminatına kazanamadığı anlaşılmaktadır.

Öte yandan ibra sözleşmesi iş hukukunda geniş bir uygulama alanına sahip olmasına, işçinin iş sözleşmesinden doğan tazminat ve diğer işçilik haklarını sona erdirmesine ve İşviçre Borçlar Kanunu'nun 115. maddesinde düzenlenmiş bulunmasına karşın Türk Borçlar Kanununda yer almamış, İş Kanunlarında da bu konuda bir düzenleme öngörülmemiştir.

İbra alacak ve borcu doğrudan doğruya veya kısmi olarak ortadan kaldırılır. Tam ibrada borcun tamamı. kısmi ibrada ise borcun ibra edilen kısmı sona erer. Bunun sonunda borçlu da borcundan kısmen yada tamamen kurtulur. İbraname yanında ödeme belgelerininde bulunması durumunda, ödeme belgelerinde alacak kalemleri yönünden ibraname makbuz hükmünde sayılarak, bakiye kısmın istenebileceği kabul edilmeli, miktar içermeyen ve hakların tamamen ödendiğine, hiçbir alacağın bulunmadığına ilişkin kalemler yönünden ise ibra belgesi geçerli sayılmamalıdır. Bu İş Hukuku ve Sosyal Güvenlik Mevzuatının temel prensibi olan " işçinin korunması temel ilkesi" ne de uygun düşecektir.

Davacının 1.8.1986-31.10.2002 tarihleri arasındaki davalı işveren yanında geçen çalışma süresi belirledikten sonra bu dönemde hakettiği kıdem ve ihbar tazminatı ile 7.10.2002-27.10. 2002 tarihleri arasında kullandığı yıllık izin düşülmek suretiyle yıllık izin alacağını bilirkişiye hesaplattırmak işverenin ibranameyle ödeme savunması ile kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağına hak kazanmadığı yolundaki savunması ibranameyi çelişkili hale getirdiğinden ibraname geçerli sayılamayacağından miktar içeren ibranameyi makbuz niteliğinde kabul ederek ödenen miktarı hakedilen kıdem tazminatı ile yıllık izin alacağından tenzil ederek bir karar verilmelidir.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 10.4.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/11171, K. 2008/5676, 10 Nisan 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/11171
Karar No
2008/5676
Tarih
10 Nisan 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/11172 K.2008/5677
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/11175 K.2008/5669
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11177 K.2008/4417
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11179 K.2008/4418
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2007/11210 K.2008/3682
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2007/11211 K.2008/4469

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.