İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15770 K.2008/8552

Davacı, 1479 sayılı Yasaya tabi Bağ-Kur sigortalısı olmadığın ve prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Esas2007/15770Karar2008/8552Tarih4 Haziran 2008Okuma5 dk · 938 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2007/15770 E., 2008/8552 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Haziran 2008
Mahkemesi
Aydın 1. İş Mahkemesi
Tarihi
29/05/2007
Numarası
2005/464-2007/641
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

938 kelime·5 dk okuma

Davacı, 1479 sayılı Yasaya tabi Bağ-Kur sigortalısı olmadığın ve prim borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.

Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine.

2- Dava, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığının tespitiyle asıl ve faizleriyle işlemiş ve işleyecek prim borcu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 1.4.1984-31.7.1984 , 3.4.2002-13.5.2002 ve 20.4.2003-24.4.2003 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun ve 491.58YTL prim borcu bulunduğunun tespitiyle 22.183,62 YTL prim borcunun iptaline karar verilmiştir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 1.4.1983-31.3.1984 tarihleri arasında yedek subay olarak görev yaptığı ve TC Emekli Sandığına tabi olduğu sürenin sonunda vergi kaydı esas alınarak 1.4.1984-31.7.1984 tarihleri arasında ve 3.1.1996 tarihinde başlayan P.Gaz Dağıtım ve Pazarlama Ltd Şti ortaklığı nedeniyle 1.1.1998-2.4.2002 tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığın sona erdiği tarihten itibaren 3.4.2002 tarihinden beri devam eder şekilde Bağ Kur sigortalısı olduğu,

davacının ortağı olduğu limited şirketin 19.12.2005 tarihinde tasfiyeye girdiğine dair kararın 28.12.2005 tarihinde ilan edildiği davacının 25.7.1983-31.7.1984, 3.1.1996-30.7.1999 tarihler arasında vergi kaydının bulunduğu, 17.6.1999-31.1.2002, 16.10.1996-29.5.1997,16.10.1996-29.5.1997 tarihleri arasıyla 3.1.1996 tarihinden beri devam eder şekilde oda ve sicil kayıtlarının bulunduğu, davacının 17.10.1983, 11.5.1984, 20.7.1984 ve 31.5.2005 tarihlerinde prim ödediği,

uyuşmazlık döneminde 1.9.1984-10.3.1993 tarihleri arasında 3067 gün, 11.3.1993-31.12.1996 tarihleri arasında 1370 gün 1.1.1997- 10.1.1997 tarihleri arasında 10 gün, 10.1.1997-31.5.1997 tarihleri arasında 140 gün, 1.6.1997-1.1.1998 tarihleri arasında 211 gün, 1.1.998-2.4.2002 tarihleri arasında 1531 gün,14.5.2002-19.4.2002 tarihleri arasında 128 gün, 25.4.2003-2005 yılı 8. ayı arasında 846 gün 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı olduğu anlaşılmaktadır

Gerçekten, 1479 sayılı Yasa’nın 24/I-d maddesine göre, limited şirketlerin ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılır. Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihlerini düzenleyen aynı Yasa'nın 25/d maddesi hükmü gereğince ise, şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği tarihten itibaren sigortalılıkları sona ermektedir.

1479 sayılı Yasa'nın sisteminde, tasfiyeye giren şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılığının sona ereceğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, sadece 25/e maddesinde, iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği, iflasına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akti ile çalışanların çalışmaya başladığı tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği hükme bağlanmıştır.

Öte yandan, şirketlerin tasfiyesinin sona ermesine kadar tüzel kişiliklerinin devam edeceği de açıktır.

Uyuşmazlık, her iki sigortalılığın çakışması halinde hangisine öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır. “Çatışan sigortalılık sorununu” gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır.

Yasa sistemimize göre bir kimsenin 506 sayılı Yasa kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I.(F) bendinde “kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” (K) bendinde ise, “herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479

sayılı Bağ-Kur Kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. fıkralarında da bir kimsenin Bağ-kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca Sosyal Güvenlik Yasası kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır. 03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 sayılı ile 22.06.2005 gün ve E:2005/21-370, K:2005/402 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları da bu yöndedir.

Zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde uygulanan “ Baskın Sigortalılık” ilkesinin ise ancak aynı anda başlayan zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde ihtilafın çözümlenmesinde uygulanması mümkündür. Dava konusu olayda ise aynı anda başlayan bir sigortalılık söz konusu olmadığından baskın sigortalılık ilkesi uygulamasıyla sonuca gidilmesi söz konu olamayacaktır.

Öte yandan 1479 sayılı Yasa’nın 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değişik 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19.maddesinde bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur.

Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmeyeceği bildirilmiştir.

Dava konusu olayda davacının 1.4.1984-31.7.1984 tarihleri arasında 4 ay ve 3.4.2002 tarihinden tasfiye girdiği 19.12.2005 dava tarihine kadar 3 yıl 8 ay 16 gün sigortalılığının bulunması karşısında davacının primi ödenmemiş 5 yıl sigortalılık süresi bulunmadığından 1479 sayılı Yasa’nın Ek 19 maddesindeki koşullardan yararlanması da mümkün değildir

Somut olayda davacının vergi kaydına göre tescil edildiği ve primlerinin ödendiği anlaşılan 1.4.1984-31.7.1984 tarihleri arasındaki dönem yönünden verilen karar yerindedir.

Ancak davacının limited şirket oraklığı nedeniyle sigortalı olarak kayıt edildiği 3.4.2002 tarihinden sonraki dönem yönünden; önceden başlayıp devam eden sigortalılık 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık olduğundan mahkemece bu sigortalılık dönemi ile çakışan 14.5.2002-2005/Ağustos tarihleri arasındaki 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalara değer verilmeyerek davacının 3.4.2002-tarihinden itibaren devam eder şekilde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olarak kabul edilmek suretiyle istemin reddine karar verilmesi gerekirken ,

mahkemece sadece 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalar arasında kalan 3.4.2002-13.5.2002 ve 20.4.2003-24.4.2003 tarihleri arasındaki Bağ Kur sigortalılık sürelerine geçerlilik tanınması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 4.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/15770, K. 2008/8552, 4 Haziran 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2007/15770
Karar No
2008/8552
Tarih
4 Haziran 2008

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15771 K.2008/8551
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15772 K.2008/9046
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15774 K.2008/9730
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15775 K.2008/9045
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15788 K.2008/8563
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2007/15798 K.2008/8561

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.