KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2007/9602 E., 2007/19027 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Ekim 2007
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
509 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.1.1991 tarihinde başlayan ve 506 sayılı Yasa kapsamı dışında kalan sürelerde 2925 sayılı Yasa'ya tabi tarım sigortalısı olduğunun tesbitiyle, aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı SSK. vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava, davacının 1.1.1991-31.12.1994 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamı dışında kalan sürelerde 2925 sayılı Yasa’ya tabi tarım sigortalısı olduğunun tesbiti ile aksi yöndeki davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 01.10.1991-17.01.2000, 01.11.2002-31.08.2003, 01.12.2004-31.03.2005 tarihleri itibariyle başlayan tarım sigortalılığı ile başlayan ve devam eden davacının tarım sigortalılığı ile çatışan zorunlu sigortalılığı ile önceden başlayan ve çatışan ve devam eden zorunlu sigortalılığının bu çatışma dolayısıyla iptal eden Kurum kararının iptali ile , zorunlu sigortalılık ile çatışan tarım sigortalılığının iptali ile muarazanın giderilmesine karar verilmiştir.
Hükümde ve anlatılmak istendiği, hangi tarihler arasındaki istemin kabulüne hangi tarihler arasındaki istemin reddine karar verildiği konusunda açıklık bulunmayıp infazda tereddüde yol açacak niteliktedir. Oysa H.U.M.K.'nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer, birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksama gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 31.12.1990 tarihli giriş bildirgesine istinaden 01.01.1991 tarihinde 2925 sayılı Yasa’ya tabi SSK. sigortalısı olarak tescil edildiği, 23.09.2002 tarihinde davalı Kurumca tescil tarihinde sigortalının 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalılığı bulunduğu gerekçesiyle bu sigortalılığının tescil tarihi itibariyle iptal edildiği, davacının 01.01.1991-31.12.1994 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık primlerini muhtazam şekilde ödediği Kuruma prim borcunun bulunmadığı,
01.01.1999-17.01.2000, 01.11.2002-31.08.2003 ve 01.12.2004-31.03.2005 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi isteğe bağlı sigortalı olduğu, 1991/1. döneminde 05.03.1991 çıkış tarihli 15 günlük 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığı ile çakışan 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalılığının bulunduğu görülmektedir.
Gerçekten zorunlu sigortalılık ile isteğe bağlı sigortalılığın çakışması durumunda asıl olanın zorunlu sigortalılık olduğu Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir. 2925sayılı Yasa'ya tabi sigortalılık isteğe bağlı sigortalılık niteliği taşımaktadır.
Mahkemece davacının zorunlu sigortalılığı ile çakışan 15 günlük 2925 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılığının iptal edilerek, 01.01.1991-31.12.1994 tarihleri arasında 2925 sayılı Yasa’ya tabi ...sigortalısı olduğunun tesbitine karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K’nun 438/7.maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2007/9602, K. 2007/19027, 23 Ekim 2007 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama