KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/10105 E., 2009/7226 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.2.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava konusu uyuşmazlık, davacının Mahkemece düzeltilen doğum tarihin Sosyal Sigorta Kurumunun yaşlılık aylığı bağlanması esnasında nazara alınıp alınmayacağına ilişkindir. Yerel Mahkeme, davacının doğum tarihinin Sosyal Güvenlik Kurumu yönünden 01.01.1962 olduğunun kabul edilerek ,04.01.2007 tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.02.2007 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun 120/2 maddesi, (... Yasanının 66.maddesi),5510 sayılı Yasanın 57. maddesi, bazı kötü uygulamaları önlemek amacı ile özel bir düzenleme getirmiş ve belli sigorta kollarında, hangi doğum tarihinin esas alınacağını açıkça belirlemiştir.
Gerçekten 506 sayılı Yasa'nın 120/2.maddesi (66.maddesi),5510 sayılı Yasa’nın 57.maddesi çok açık olarak “malüllük, yaşlılık ve ölüm sigortasına ilişkin yaş ile ilgili hükümlerin uygulanmasında “sigortalıların ilk defa çalışmaya başladığı tarihte nüfus kütüğünde kayıtlı bulunan doğum tarihleri .... esas tutulur.” hükmünü içermektedir.
Hiçbir yoruma yer vermeyecek şekilde yapılan bu düzenleme karşısında sigortaya ilk tescil tarihinden sonra yapılan yaş tashihinin yaşlılık aylığı bağlanmasında nazara alınamayacağı açıktır. Hukuk Genel Kurulunun 9.10.2002 gün ve 2002/21-761 Esas sayılı kararı da bu yöndedir.
Bu özel düzenleme dışında ki kesinleşmiş bir yargı kararının uygulamalarda geçerliliğini koruyacağı tartışmasızdır.
Somut olayda, davacı, Sosyal Sigortalar Kurumuna ilk defa 11.03.1980 tarihinde tescil edilmiş, yaş tashihi kararı ise 31.03.1980 tarihinde verilmiştir. Bu durumda yukarıda belirlenen esaslar nazara alındığında, ilk tescil tarihinden sonra yapılan bu yaş tashihinin, sigorta işlemlerinde dikkate alınamayacağı tabiidir.
Mahkemece bu maddi olgular nazara alındığında, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanlış değerlendirme sonucu kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmesi ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/10105, K. 2009/7226, 26 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama