KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/12654 E., 2009/8982 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Haziran 2009
- Mahkemesi
- İcra Hukuk Mahkemesi
Karar Metni
346 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yukarıda tarih ve numarası yazılı kararın temyizen tetkiki davalı (Alacaklı) vekili tarafından istenmiş, mahkemece ilamında belirtildiği şekilde feragat nedeniyle reddine karar verilmiştir. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Uyuşmazlık, üçüncü kişinin İcra ve İflas Kanunu’nun 96 ve onu izleyen maddelerine dayalı olarak açtığı istihkak davasına ilişkin olup, mahkemece, davacı vekilinin davadan feragatı nedeniyle davanın reddine ve talep edilmediği gerekçesi ile avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına karar verilmiştir.
Oysa, davalı alacaklı vekili, 21.01.2008 havale tarihli cevap dilekçesinde, yargılama harç ve giderlerinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istediği gibi, daha sonra avukatlık ücreti talep etmediklerine ilişkin bir beyanı da bulunmamaktadır. Kaldı ki, 29.05.1957 gün ve 4/16 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda da belirtildiği üzere, mahkeme, talep olmasa bile yargılama giderlerine ve bu arada avukatlık ücretine kendiliğinden (resen) karar vermekle yükümlüdür.
Öte yandan, istihkak davalarında alacak tutarı ile haczedilen malların değerinden hangisi az ise, o değer üzerinden hüküm tarihinde yürürlükte olan avukatlık asgari ücret tarifesine göre nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Bu durumda, 28.11.2002 tarih ve 24950 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 6. maddesine göre, anlaşmazlık, feragat nedeniyle delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce giderilirse, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra giderilirse tamamına hüküm olunacağı kuralı da dikkate alınarak, davalı alacaklı lehine avukatlık ücreti takdiri gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/12654, K. 2009/8982, 18 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama