KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/14346 E., 2009/12785 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
368 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, yersiz sağlık karnesi kullanımı nedeniyle Kuruma borçlu bulunmadığının tesbitiyle, işlemiş ve işleyecek faizlerin ortadan kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, 14.12.2007 tarihli dilekçesi ile sigortalılık süresini tamamlayıp kurumdan yaşlılık aylığı aldığını, 16.11.1994 tarihinden itibaren de sağlık karnesi kullanmakta olduğunu,kurumun hatalı işlem sonucu sağlık karnesini vize ederek 13 yıl boyunca kullandırdığını,hatalı işlemle davacıyı yanıltarak sağlık karnesi kullandıran kuruma sağlık karnesinin yersiz kullanımı nedeni ile borçlu bulunmadığının tesbitini talep etmiştir.
Mahkeme kararının gerekçesinde “3.068,89 YTL yersiz ödeme yönünden davanın kabulü gerektiği,13 yıl boyunca karneyi sürekli vizeleyen kurumun da bu hataya düşülmesine sebebiyet verdiği anlaşıldığından 2.459,34 YTL işlemiş faiz ve işleyecek faizlerin geri talep edilmesine dair işlemin ortadan kaldırılması gerektiği” nden söz edilmiş, hüküm fıkrasında ise “davanın kabulüne, davalı kurumun sağlık ödemesi nedeni ile davacıdan 2.459,34YTL işlemiş faiz ve işleyecek faizlerin iptaline” hükmüne yer verilmiş; sonuç itibarı ile dava kısmen kabul olunduğu ve talep de 3.068,89 YTL lik borcun tamamına ilişkin bulunduğuna göre;gerekçe ile hüküm fıkrasındaki kabule yönelik ifadeler birbiri ile çelişmiştir.
T.C. Anayasasının 141. maddesinin 3.fıkrasında ; bütün mahkemelerin her türlü kararlarının gerekçeli yazılması gerektiği vurgulanmıştır. HUMK nun 388/son fıkrasında ise “Hüküm sonucu kısmında gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, mümkünse sıra numarası altında birer birer,açık şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” Hükmüne yer verilmiştir.
Anılan maddelerin açık hükmü gereği hüküm fıkrası ile gerekçenin de çelişkili olmaması kabul ve red olunan hususların açıkça ve şüphe ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde gerekçe ve hükümde bulunması gerekir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle; karar gerekçesi ve hüküm fıkrası arasında çelişen ifadelere yer verilmiş olması talep sonucunun kısmen kabulüne karar verildiği halde hüküm fıkrasında bu hususun ve reddolunan kısmın yer almaması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/14346, K. 2009/12785, 13 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama