KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/15488 E., 2009/13979 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
623 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı,davalılardan işverene ait işyerinde 20.3.1993-15.10.2000 tarihleri arasında sezonlu işçi olarak çalıştığının tesbitiyle,işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara,toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Dava, davacının davalıya ait işyerinde 20.03.1993- 15.10.2000 tarihleri arasında sezonluk işçi olarak hizmet akdine dayalı olarak dava dilekçesinde her yıl için açıklanan sezonluk sürelerde sürekli çalıştığı iddiasına dayalı eksik bildirilen günlerin tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davanIn kısmen kabulüne karar verilmiştir.
506 sayılı Kanun'un 79/10. maddesi gereğince, Kuruma bildirilmeyen hizmetlerin sigortalı hizmet olarak değerlendirilmesine ilişkin davanın, tesbiti istenilen hizmetlerin geçtiği yılın sonundan başlayarak 5 yıl içinde açılması gerekir.Mevsimlik (sezonluk) çalışmalarda ise bu çalışmanın her yıl tekrarlanmak suretiyle yapılması halinde sezonun sona ermesi nedeniyle her yıl işten ayrılarak bir sonraki sezon işe başlayana kadar boşta geçen sürenin hak düşürücü sürenin işlemesine engel olacağı açıktır.
Davacının dava konusu yapılan dönemde SSK şahsi dosyasında bildirilen çalışması yoktur.Her ne kadar dava dilekçesinde 1993 yılından itibaren sezonluk çalışmanın sürekli her yıl olduğu iddia edilmişse de davacının Malatya İş Mahkemesinin 2001/550 Esas sayılı dava dosyasında, 08.12.2004 tarihinde tanık olarak alınan beyanında kendisinin davalı ... ...A.Ş. işyerinde 1993 yılı Mart ayında çalışmaya başlayıp 4 ay çalıştığını, sonra 1995 yılında tekrar işe başlayıp 2000 yılına kadar çalıştığını açıkça ifade ettiği, bu beyan ve diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının 1993 yılı sezonunda çalışıp 1994 yılında çalışmadığı,
1995 yılından itibaren de sürekli sezonluk işçi olarak 2000 yılına kadar çalıştığı açıktır.
1995 yılından önceki çalışmaları ise kesintiye uğrayıp süreklilik arz etmediğinden 20.03.1993-30.07.1993 tarihleri arasında ki istek dönemi yönünden davanın çalışmalarının geçtiği yılın sonundan başlayarak 506 sayılı Yasa'nın 79/10 maddesi gereğince 5 yıl içinde açılması gerekirken dava 05.01.2005 tarihinde açıldığından göre hak düşürücü sürenin dolduğunun kabulü gerekir.Davacının 5 yıllık hak düşürücü süre içinde tekrar aynı işyerine girerek çalışmasının , hak düşürücü sürenin işlemesine engel olmayacağı, hak düşürücü sürenin kesilmesinin veya durmasının mümkün olmadığı hukuksal gerçeği de ortadadır.
Bu durumda mahkemece davacının 1995-2000 yılları arasındaki çalışmaları yönünden verilen tespit kararı doğru ise de 20.03.1993-30.07.1993 tarihleri arası çalışmalarının hak düşürücü süreden reddi gerekirken bu dönemin de kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/15488, K. 2009/13979, 2 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama