KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/16687 E., 2009/6283 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Mayıs 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
605 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı davalı ... Limited Şirketine ait inşaatta çalışırken 24.4.2004 tarihinde 3. kattan düşmek suretiyle yaralandığını ileri sürerek 50.00 TL maddi tazminat ile 10.000.00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 10.050.00 TL tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan tahsilini istemiş, davalılar davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece davacının maluliyetinin %0 olduğundan maddi tazminat isteminin reddine, 1.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalı ... Limited Şirketinden alınıp davacıya verilmesine, fazla istemin reddine, davalılar ... ... ve ... in kusuru bulunmadığından haklarındaki davanın reddine karar verilmiş karar davacı vekilince temyiz edilmiştir.
Davacının iş kazası sonucu yaralanmasıyla sonuçlanan olayda davacının % 20, davalı işveren Hilal İnşaat Limited Şirketinin % 80 oranında kusurlu olduğu, diğer davalılar ... ... ve ... in kusurunun bulunmadığı dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K'nun 47. Maddesinde hakimin bedensel bütünlüğün bozulması halinde olayın özelliklerini göz önünde tutularak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür.
Bedensel bütünlük eş deyişle vücut bütünlüğü kavramının fizik bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 4.000.00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 1.000,00 TL. manevi tazminata hükmedilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/16687, K. 2009/6283, 5 Mayıs 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama