KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/17550 E., 2008/15958 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Ekim 2008
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
290 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde 11.2.2002-4.9.2006 tarihleri arası sigortalılık süresinin tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, HUMK'nun 409/5 gereği davanın açılmamış sayılmasına karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre davalı SSK vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir. 2-Dava, davacının 11.12.2002-4.9.2006 tarihleri arasında davalı işyerinde geçen ve Kurum’a bildirilmeyen çalışmalarının tesbiti ile işçilik alacakları istemine ilişkindir. Mahkemece taraflarca takıp edilmeyen davanın HUMK 409/5 maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir
Dava dilekçesinde davalı işverenle birlikte SSK’ na da husumet yöneltilmiş ve Kurum davada kendisini avukatla temsil ettirmiştir.
13.12.2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin 7. maddesinde, davanın açılmamış sayılmasına; delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden önce karar verilmiş ise, tarife hükümleriyle belirlenen ücretlerin yarısına, ara karar gereğinin yerine getirilmesinden sonra karar verilmiş olması durumunda tamamına hüküm olunacağı öngörülmüştür.
Bu durumda, mahkemece, delillerin toplanmasına ilişkin ara kararı gereğinin yerine getirilmesinden sonra davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğine göre, davalı Kurum vekili yararına tarifenin ikinci kısım ikinci bölümünde yazılı avukatlık ücretinin tamamına hükmolunması gerekirken, bu yönün gözardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/17550, K. 2008/15958, 16 Ekim 2008 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama