İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17847 K.2009/15179

Davacı,davalılardan işverenlere ait işyerinde 15.9.1995-30.7.2001 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı ile…

Esas2008/17847Karar2009/15179Tarih19 Kasım 2009Okuma5 dk · 938 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/17847 E., 2009/15179 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
19 Kasım 2009
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

938 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı,davalılardan işverenlere ait işyerinde 15.9.1995-30.7.2001 tarihleri arasında sigortalı olarak çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı ile davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, davalıya ait diş laboratuvarında işçi olarak 15.09.1995-30.07.2001 tarihleri arasında geçen ve SSK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.

Mahkemece, istemin reddine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.

506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı Yasa’nın 3/II(B) bendine göre özel kanunda nitelikleri belirtilen çırakların, çıraklık devresi sayılan süre içerisinde malüllük, yaşlılık, ölüm sigortaları hükümlerine tabi olamayacakları, aynı Yasa'nın 3/ I(H) bendine göre “resmi meslek ve sanat okullariyle, yetkili resmi makamların müsaadesiyle kurulan meslek veya sanat okullarında tatbiki mahiyetteki yapım ve üretim işlerinde çalışan öğrenciler” sigortalı sayılmazlar.Ayrıca bu hükmün sonucu belirtilen sürelerin sözü edilen Yasa’nın 108. maddesinde de gösterilen sigortalılık başlangıcı olarak kabul edilemeyeceği hükme bağlanmıştır.

Davada tesbiti istenen dönemde yürürlükte bulunan 3308 sayılı Mesleki Eğitim Yasası'nın 3.maddesinin (c) bendinde çıraklık sözleşmesi esaslarına göre bir meslek alanında mesleğin gerektirdiği bilgi, beceri ve iş alışkanlıkları iş içerisinde geliştirilen kişiye çırak deneceği,13. maddesinde çırak olabilmek için 18 yaşından büyük olmamak gerektiği, bu Kanun kapsamında bulunan il ve mesleklerde faaliyet gösteren iş yerlerinin, Bakanlıkça tespit edilecek illerde ve meslek dallarında ondokuz yaşından gün almamış kişileri çıraklık sözleşmesi yapmadan çalıştıramayacakları,

16. maddesinde ise işyeri sahibi veya temsilcisinin çırak adayını çalıştırmaya başlamadan önce velisi veya kanuni mümessili ile yazılı bir çıraklık sözleşmesi yapmaya mecbur olduğu, 25.maddesinde aday çırak, çırak ve işletmelerde meslek eğitimi gören öğrencilere sözleşmenin akdedilmesi ile 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanununun iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir.

Somut olayda, doğum tarihi 10.07.1979 olan davacının 20.09.1995-01.10.1999 tarihleri arasında diş protezciliği kursu görmesi nedeniyle askerlik hizmetini ertelemek için Askerlik şubesine başvurduğu, Kocasinan Kaymakamlığı Ayşe Baldöktü Mesleki Eğitim Merkezi'nin 30.01.2007 tarihli cevabi yazısında davacının 20.09.1995-30.09.1999 tarihleri arasında bu merkezde öğrenci olarak kayıtlı olduğu,

çırak olarak davacının, velisinin ve işverenin imzasını içeren 20.09.1995 tarihli çıraklık sözleşmesi bulunduğuna göre, 10.07.1997 tarihinde 18 yaşını dolduran davacı, Mesleki Eğitim Merkezinde öğrenci olarak eğitim gördüğü 20.09.1995-30.09.1999 tarihleri arasındaki sürede 3308 sayılı Yasa uyarınca 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunun'un iş kazaları ve meslek hastalıkları ile hastalık sigortaları kollarından primlerinin işverence ödenip ödenmediği, araştırılmalıdır.

Davacı, Mesleki Eğitim Merkezinde öğrenci olarak eğitim gördüğü 20.09.1995-30.09.1999 tarihleri arasındaki sürede 506 sayılı Yasa’nın 3/I(H) bendi uyarınca sigortalı sayılamaz. 30.09.1999-30.07.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden ise aradaki ilişkinin hizmet aktine dayandığının açıkça ortaya konulması gerekir. Öncelikle bir kimseye çırak denebilmesi için o kimsenin durumunun bu özel Kanunda çıraklar hakkında yapılan tanıma ve nitelendirmeye uyması gerekir.

Çıraklıkta, akdi ilişkinin üstün niteliği çalışma değil sigortalıya bir meslek ve sanatın öğretilmesidir.Somut olayda davacının davalı işyerinden SSK’na bildirilen 20.07.2000-31.08.2000 tarihleri arasında 41 gün çalışması mevcuttur.

Davalı tanıkları olarak dinlenen bordro tanıkları ile davacı tanıkları olarak dinlenen bordro tanıkları ... davacının davalıya ait işyerinde 1-2 ay kadar çalıştığını bildirmiş iseler de, halen bu işyerinde çalıştıkları dikkate alındığında beyanları inandırıcı değildir.

Halen bu işyerinde çalışmadığı halde aynı şekilde beyanda bulunan davacı tanığı...'in beyanına karşılık yine davacı tanığı olarak dinlenen bordro tanığı ... “kendisi 1998 yılı Şubat ayında işe başladığında davacının çalışıyor olduğunu, askere gidene kadar devamlı çalıştığını, haftanın bir günü çıraklık okuluna gidip, diğer günler çalıştığını ve ücret aldığını” beyan etmiştir.

Bu tanığın beyanlarından davacının işyerindeki çalışmalara ve üretime bilfiil katıldığı, emeğiyle işyerine ve işverene katkıda bulunduğu anlaşılmaktadır. Ayrıca işyerinin ihtilaflı dönemde 506 sayılı Yasa kapsamında bulunduğu görülmüştür.

Bu durumda uyuşmazlık, davacının 30.09.1999-30.07.2001 tarihleri arasındaki dönemde davacının ileri sürdüğü gibi hizmet aktine göre çalışıp çalışmadığı noktasında toplanmaktadır.

Yapılacak iş; davacı bordro tanığı ...ın beyanları da dikkate alınarak, zabıta marifetiyle tespit edilecek ve işyerine 30.09.1999-30.07.2001 tarihleri arasındaki dönemde komşu olan diğer işyerlerinde çalışma tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, davalılara ait işyerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra,

aradaki hukuksal ilişkiyi belirleme yönünden mesleği öğretme ile emekten yararlanma unsurları karşılaştırıldığında ağır basan unsurun emekten yararlanma olduğu kayıtlara geçmiş tanık anlatımlarıyla ortaya konulursa, davacıya ödenen ücretin miktarının etkili olamayacağı ve davacının askerlik hizmetini hangi tarihler arasında yaptığı ilgili askerlik şubesinden sorulup davacı ihtilaflı dönemde askerlik hizmetini gerçekleştirmişse davacının bu dönemde sigortalı olarak çalışamayacağı, askerlik süresinin dışlanması gerektiği dikkate alınarak, bir sonuca ulaşılmasından ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacı ve davalı SGK'nun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine 19.11.2009 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/17847, K. 2009/15179, 19 Kasım 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2008/17847
Karar No
2009/15179
Tarih
19 Kasım 2009

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17848 K.2009/14226
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17849 K.2009/15180
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17851 K.2009/15178
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17852 K.2009/15177
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2008/17853 K.2009/14232
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2008/17853 K.2009/19703

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.