KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/18387 E., 2009/10124 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Haziran 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk(İş)Mahkemesi
Karar Metni
431 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu malüliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine, Davacı Kurum ise,Kurum zararından şimdilik %20 sine tekabül eden 8.467.45 TL 'nin yasal faiziyle birlikte davalılardan tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı ... avukatının yerinde görülmeyen bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun olan hükmün ONANMASINA,
2-Birleşen 2002/10E sayılı rücu davasının davacısı olan SGK Başkanlığı’nın temyizine gelince:
Dava 31.03.1992 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %35,00 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Dairemiz bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında Sosyal Güvenlik Kurumunun aynı iş kazası nedeniyle açtığı rücuen tazminat davası da sigortalının açtığı dava ile birleştirilerek her iki dava birlikte sonuçlandırılmıştır.
Mahkemece: Sigortalının açtığı dava ile ilgili olarak: Maddi zarar sigorta tahsisleri peşin sermaye değeri ile karşılandığından maddi tazminat isteminin reddine, manevi tazminat isteminin ise kabulüne, SGK Başkanlığı’nın açtığı birleşen dava ile ilgili olarak da davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve bu karar asıl ve birleşen davaların davacıları tarafından süresinde temyiz edilmiştir.
Hakim, HUMK.46.maddesi uyarınca, aralarında bağlantı bulunduğu iddiası ile birlikte açılmış veya ayrı açılmış olmakla birleştirilmesine karar verilmiş olan davaların, yargılamanın daha iyi bir şekilde yürümesini sağlamak için, davanın her safhasında, istek üzerine veya kendiliğinden ayrılmasına karar verebilir.Ancak Davaya konu istemlerin yasal dayanaklarının ve buna bağlı olarak yapılacak inceleme ve araştırma yöntemlerinin farklılığı, temel ilişkinin kanıtlanmasında izlenecek usul, davaların konularının ve nedenlerinin farklığı göz önüne alındığında,
yargılamanın daha iyi ve süratli bir şekilde yürütülebilmesi için iş kazası nedeniyle sigortalının ve SGK’ nun açtığı davaların ayrılmasında zorunluluk bulunmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 07.02.2007 tarih ve 2007/21–69 E, 2007/55 K sayılı kararı da bu yöndedir.
Hal böyle olunca mahkemece, sigortalının açtığı dava ile SGK’ nun açtığı davanın tefrik edilerek sigortalının açtığı davada işin esasına girilerek bir sonuca varılmak gerekirken her iki davanın bir arada görülmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Mahkemece bu maddi ve hukuki olgulara aykırı biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı SGK Başkanlığı’nın bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/18387, K. 2009/10124, 30 Haziran 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama