KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/6271 E., 2009/526 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Ocak 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
660 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki delillerle karardaki gerektirici nedenlere ve özellikle ihbar olunan Başak Sigorta Şirketinin karar başlığında adının yazılmaması doğru değilse de bu eksiklik HUMK'nun 459. maddesi uyarınca yerel mahkemece her zaman tamamlanabileceğine göre tarafların aşağıda yazılı bentlerin kapsamı dışında diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Uyuşmazlık davacı sigortalının davalı işverenin işyerinde meydana gelen iş kazasında % 22,20 oranında sürekli işgöremezliğe uğraması nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı dava dilekçesi ile 1.000 TL, 9.1.2008 tarihli ıslah dilekçesiyle 36.751.53 TL maddi tazminat, bu dava ile birleştirilen İstanbul 4. İş Mahkemesinin 2007/499 esas sayılı dava dilekçesinde 60.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece 37.751.53 TL maddi tazminat ve 5.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle tahsiline fazlaya ilişkin manevi tazminatın reddine karar verilmiş, karar taraflarca temyiz edilmiştir.
3-Hüküm verildiği tarihte yürürlükte bulunan ve 13.12.2007 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hüküm altına alınan maddi tazminat miktarı üzerinden davacı lehine 4.075,153 TL avukatlık ücreti yerine, 5.320,00 TL avukatlık ücretine hükmolunması usul ve yasaya aykırıdır.
4-Olay tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken iş kazası geçiren davacının % 22.20 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı, olayda davacının % 20 davalı işverenin % 80 oranında kusurlu bulunduğu dosya içeriğinden ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.
BK'nun 47 maddesinde hâkimin, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden hâkimin kararında bunları objektif ölçülere göre göstermesi gerekir. Manevi tazminatın miktarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminat tutarının uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, sembolik tutarda bulunamaması gerekir.
Bunun yanında olayın işverenin sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370) Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusuru, kazaya uğrayan işçinin işgöremezlik oranı ve yaşı olayın ağırlığı ve tarihi davacıda yaratılan elem ve üzüntü gibi diğer özelliklerde gözetildiğinde 22.000.00 TL manevi tazminat yerine 5.000.00 TL gibi az miktarda manevi tazminat takdir edilmesi doğru değildir.
Ne var ki, bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/6271, K. 2009/526, 22 Ocak 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama