KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8875 E., 2009/6156 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
422 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tesbitiyle, aksi yöndeki kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kanuni gerektirici nedenlere göre davalı ... Müdürlüğünün tüm davalı SSK Başkanlığının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi Bağ Kur sigortalısı iken 30.7.1999 tarihinde SSK’na başvurduğu ve bedelini 10.7.2001 tarihinde ödediği askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece davacının 10.7.2001 tarihinde yaptığı askerlik borçlanmasının geçerli olduğuna karar verilmiştir. .
506 sayılı Yasa’nın 60 maddesinin F) bendinde bu Kanuna göre sigortalı olarak tescil edilmiş bulunanların, er olarak silâh altında veya yedek subay okulunda geçen sürelerinin tamamını veya bir kısmını, kendilerinin veya hak sahiplerinin yazılı talepte bulunmaları halinde ve bu Kanunun 78 inci maddesi ile belirlenen prime esas kazancın alt sınırının talep tarihindeki tutarı üzerinden hesaplanacak malûllük, yaşlılık ve ölüm sigortaları primlerini tebliğ tarihinden itibaren altı ay içinde ödemeleri şartı ile borçlandırılır, altı ay içinde primi ödenmeyen borçlanma süreleri hizmetten sayılmayacağı ve Kanunla kurulmuş bulunan diğer sosyal güvenlik kuruluşları mevzuatına göre sigortalı veya iştirakçi olanlar hakkında bu fıkra hükmünün uygulanmayacağı belirtilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 31.12.1992-27.6.1997 ve 23.07.1999- 31.12.2001 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi, 15.4.1983-27.2.2007 tarihleri arasında aralıklı 2460 gün 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı çalışmasının bulunduğu, hizmet cetveline göre 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmetinin bulunmadığı 30.7.1999 tarihinde SSK’na başvurarak askerlik borçlanması isteminde bulunduğu ve Kurumca tahakkuk ettirilen askerlik borçlanma tutarını 10.7.2001 tarihinde Kurum’a ödediği,
beyanına göre tahsis talebinde bulunması üzerine askerlik borçlanmasını Bağ Kura yapması gerekeceğinden SSK’na yapılan askerlik borçlanmasının geçersiz olduğunun kendisine bildirilmesi üzerine bu defa davacının SSK’na yeniden askerlik borçlanması talebinde bulunduğu ve bedelini 28.11.2007 tarihinde ödenmesi üzerine tarafına 1.12.2007 tarihinden yaşlılık aylığı bağlandığı anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının SSK’na tabi bir hizmetinin bulunmadığı ve Bağ Kur sigortalısı olduğunun açıkça anlaşıldığı 30.7.1999 tarihinde 506 sayılı Yasa’nın 60/F bendine aykırı olarak askerlik borçlanması için SSK’na başvurması Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmadığı halde davanın reddi yerine kabulüne karar verilmesi isabetsiz olmuştur. Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı S.S.K. Başkanlığının (SGK Başkanlığına devredilen) bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/8875, K. 2009/6156, 30 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama