KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/8876 E., 2009/6159 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 30 Nisan 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
698 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde Ocak 1992 - l0.ll.200l tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 10.1.1992-10.11.2001 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulü ile davacının davalıya ait 31472 nolu işyerinde 10.1.1992-20.11.2001 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacı için davalı işyeri ünvanlı 10.1.1992 tarihli işe giriş bildirgesinin üzerinde denetim sonucunda resen düzenlediğine dair kaydın bulunduğu, 1992/1 dönemde davacı adına 20 günlük çalışmanın kuruma bildirildiği,bildirimin yapıldığı 31472 nolu bu işyerinin vergi kaydının 8.1.1986-31.1.1992 tarihleri arasını kapsadığı, işyerinin 10.1.1992-31.12.1992 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında olduğu,işe giriş bildirgesindeki adresin “ Eski Valilik Konağı karşısı no: 24 " olarak yazıldığı,
Diş Hekimleri Odası yazısında davalının 1992-2001 yılları arasında fiilen diş hekimliği faaliyetine devam ettiği ve halen " Uzun Sokak Topaloğlu İşhanı Kat :5" adresinde çalışmasını sürdürdüğü ve şirket başvurusunun bulunmadığını bildirdiği, Ticaret Sicil ve vergi kaydına göre davalının, 4.2.1993 tarihinden beri devam eden Özel Hat Ağız Diş Sağlığı Merkezi Ltd Şti ‘nin %48 hissesine , Çene Özle Diş Sağlığı Ltd Şti ‘inin ise %38 hissesine sahip olduğunun belirtildiği anlaşılmaktadır
Davanın yasal dayanağını oluşturan 506 sayılı yasanın 79. maddesi bu tip hizmet tesbiti davaları için özel bir ispat yöntemi öngörmemiş ise de davanın niteliği kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi gerektiği Yargıtay'ın ve giderek Dairemizin yerleşmiş içtihadı gereğidir. Bu tür davalarda öncelikle davacının çalışmasına ilişkin belgelerin işveren tarafından verilip verilmediği yöntemince araştırılmalıdır.
Bu koşul oluşmuşsa işyerinin gerçekten var olup olmadığı kanun kapsamında veya kapsama alınacak nitelikte bulunup bulunmadığı eksiksiz bir şekilde belirlenmeli daha sonra çalışma olgusunun varlığı özel bir duyarlılıkla araştırılmalıdır.
Çalışma olusu her türlü delille ispat kazanabilirse de çalışmanın konusu niteliği başlangıç ve bitiş tarihleri hususlarında tanık sözleri değerlendirilmeli, dinlenen tanıkların davacı ile aynı dönemlerde işyerinde çalışmış ve işverenin resmi kayıtlara geçmiş bordro tanıkları yada komşu işverenlerin aynı nitelikte işi yapan ve bordrolarına resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlardan seçilmesine özen gösterilmelidir.
Bu tanıkların ifadeleri ile çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer vermeyecek şekilde belirlenmelidir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555- 3.11.2004 gün 2004/21- 480-579 sayılı kararları da bu doğrultudadır.
Somut olayda dinlenen tanıkların çalışmaları yukarıda belirlenmiş şekilde resmi kayıtlara geçmiş ve davacı ile aynı dönem çalışmış kişilerden olmadıkları halde beyanlarına değer verilerek sonuca gidildiği anlaşılmaktadır.
Mahkemece çalışmanın geçtiği işyeri olarak gösterilen 31472 nolu işyerinin yasa kapsamından 31.1.1992 tarihinde çıktığı, vergi kaydının 31.12.1992 tarihinde sona erdiğinde işe giriş bildirgesindeki adresle davalının çalışmaya devam ettiği işyeri adreslerinin farklı olmasına göre mahkemece öncelikle davacının çalışmalarının fiilen geçtiği işyerinin davalıya mı yoksa davalının hissedarı olduğu şirketlerden birine mi ait olduğunun tespit edilmesi gerekir.
İddia olunan çalışmanın geçtiği yerin tespit edilmesinden sonra l0.l.l992 tarihli l-l52/20 sayılı müfettiş durum tespit tutanağı getirtmek bu işyerinden uyuşmazlık dönemineait Kuruma verilen tüm dönem bordroları getirtilerek, bordrolarda isimleri yer alan tanıkları dinlemek,bordro tanığı bulunmadığı veya beyanlarının yeterli olmadığı durumda davanın nitelikçe kamu düzenini ilgilendirdiği nazara alınıp araştırma genişletilerek ilgili SGK İl Müdürlüğünden gerekirse zabıtaca komşu işyerlerinde benzer işi yapan işlerle uğraşan işverenler veya bu işverenlerin resmi kayıtlarına geçmiş çalışanlar tesbit edilip beyanlarına başvurmak,
varsa davalı işyerinden sigortalının şahsi işyeri dosyası ve ücret ödeme belgelerini getirtmek, davalı işyerinde yapıldığı anlaşılan denetim tutanakları ve eklerini temin etmek, davalının hissedarı olduğu şirketlerdeki ortaklığının başladığı tarihleri ticaretsicilden sormak,çalışmaların davalının hissedarı olduğu bir şirkette geçtiğinin anlaşılması durumunda artık hasımda değil temsilcide yanılma sonucu dava açıldığından davanın husumetten reddedilmeyip gerçek temsilciye davanın yöneltilmesi Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşü olduğuna göre bu durumda fiili çalışmanın geçtiği işyerinin ait olduğu şirketin usulüne uygun şekilde davaya
katılımının sağlanması için davacıya önel vermek ve göstereceği kanıtlarda toplanarak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/8876, K. 2009/6159, 30 Nisan 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama