KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2008/9000 E., 2009/1791 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 12 Şubat 2009
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
697 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekillerince temyiz edilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ile davacılardan çocuklar ... ve ...’in tüm, davacılardan eş ...’in aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi ve manevi zararın giderilmesi istemine ilişkindir.
Davada, davalı işverene ait işyerinde çalışırken 20.06.2004 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazası sonucu murisleri sigortalı ...’in ölümü nedeniyle her bir davacı için ayrı ayrı 1.000,00.-TL maddi ve 25.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili istenilmiştir.
Mahkemece, davacıların maddi tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat taleplerinin kısmen kabulü ile davacı eş ...için 10.000,00-TL ve davacı çocuklar ... ve ... için ayrı ayrı 15.000,00.-YTL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, karar, taraflarca temyiz edilmiştir.
İş kazası sonucu davacıların murisleri sigortalı ...’in öldüğü olayda, ölen sigortalının %15, davalı tarafın %85 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Borçlar Kanunu'nun 47. maddesinde adam (sigortalı) öldüğü takdirde ölenin ailesine manevi zarar adı ile olayın özellikleri gözönünde tutularak adalete uygun bir tazminat verilmesine karar verilebileceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan maddede yazılı “aile” sözünün ölen ile arasında eylemli ve gerçek bir bağlılık ve ilişki bulunan yakınları kapsadığı gerek uygulamada ve gerekse öğretide tartışmasız kabul edilmektedir. Ölen sigortalının eş ve çocuklarının Borçlar Kanunu'nun 47. maddesine göre, aile kapsamına girdikleri, sigortalının ölümü ile acı ve ızdırap duyacakları doğaldır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün ve 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır.
Bunlar her olayda değişebilir. Bu nedenle, hakiminin kararında bu özellikleri objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumları, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, ölen işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacılardan eş ...lehine takdir olunan manevi tazminatın yeterli olmadığı, anılan davacı için en az 15.000,00.-TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2008/9000, K. 2009/1791, 12 Şubat 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama