KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/11206 E., 2009/13742 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 27 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
743 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen 27.738.63 TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacılar ile davalılardan ..., S.S.Atılım Konut Yapı Koop.
Vekillerince istenilmesi ve davacılar vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 09.06.2009 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacılar vekili Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek bırakılan gün de Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere davacı eş ...’ın soyadının gerekçeli karar başlığında ... yazılması hatalı ise de HUMK 458. maddesi gereğince bu yanlışlığın mahallen düzeltilmesinin mümkün bulunmasına, temyizlerin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davacının tüm, temyiz eden davalılar ... ve SS Atılım Konut Yapı Kooperatifinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 01.08.2002 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacıların maddi ve manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmişse de manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, anlaşılmaktadır.
Davacıların Gazi Antep 6.Asliye Ceza Mahkemesinde görülmekte olan ceza davası sırasında davaya müdahale amacıyla verdiği 17.04.2003 ve 11.10.2004 tarihli dilekçelerde eş ... için 2.500,00-TL maddi ve 2.500,00-TL manevi, çocuklar ...ve ... için ise toplam 2.500,00-TL maddi ve toplam 2.500,00-TL manevi tazminat talep edildiği, yapılan yargılama sonunda verilen 14.03.2007 gün ve 662-215 sayılı ilamda katılan tarafın tüm şahsi haklarının saklı tutulmasına karar verildiği uyuşmazlık konusu değildir. Uyuşmazlık manevi tazminatın bölünüp bölünmeyeceği noktasında toplanmaktadır.
Gerçekten, hukuka aykırı bir eylem yüzünden çekilen elem ve üzüntüler, o tarihte duyulan ve duyulması gereken bir haldir. başka bir anlatımla üzüntü ve acıyı zamana yaymak suretiyle, manevi tazminatın bölünmesi, bir kısmının dava konusu yapılması kalanın saklı tutulması olanağı yoktur. Niteliği itibariyle manevi tazminat bölünemez. Bir defada istenilmesi gerekir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 25.9.1996 gün ve 1996/21-397-637 karar ile 13.10.1999 gün ve 1999/21-684-818 sayılı kararda bu doğrultudadır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın ve özellikle manevi tazminatın bölünmezliği nazara alınmadan, ceza yargılaması sırasında verilen müdahale dilekçesinde istenen manevi tazminatları aşar biçimde eş ... için 8.000,00-TL, çocuklar ...ve ... için ise 4.000,00’er TL manevi tazminat takdir edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/11206, K. 2009/13742, 27 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama