KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/12355 E., 2010/9434 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 4 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
263 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.09.2002-30.04.2003 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, 01.09.2002-30.04.2003 tarihleri arasında davalı işyerinde aralıksız çalıştığının tesbitini istemiştir.
Mahkeme husumet yokluğu nedeni ile davanın reddine karar vermiştir.
Yapılan incelemede, niza konusu edilen dönemle ilgili olarak kuruma bildirim yapılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacı tarafından dava konusu edilen çalışmaların davalı olarak gösterilen ... adına değil, davalı ...’in de ortağı olduğu...İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne ait işyerinde geçtiği anlaşılmaktadır.
Hizmet tesbiti davalarında 506 sayılı Yasa'nın 79. ve H.U.M.K'nun 38. Maddelerinin uygulamasında husumet dava şartlarındandır. Davanın doğru hasıma yöneltilmesi gerekir.
Davanın hasımda değil temsilcide yanılma sonucu açılması halinde davanın husumetten reddedilmeyip, gerçek temsilciye yöneltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
Davada işveren olarak ... gösterilmiş ve dava yazılı şekilde sonuçlandırılmıştır. Halbuki işveren davalı ...’in de ortağı olduğu...İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne ait işyeri olmakla davada temsilde hata nedeniyle dava dilekçesinin husumet yokluğu nedeni ile reddi yerine, davanın yöntemince...İnşaat Ticaret Limited Şirketi’ne yöneltilerek taraf teşkili sağlanıp delilleri sorularak oluşacak sonuca göre karar verilmek gerekirken taraf teşkili sağlanmaksızın yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.
O halde, davacı vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/12355, K. 2010/9434, 4 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama