KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13557 E., 2010/10245 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
722 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun tespiti ile 1.10.2001 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün taraf vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun tüm, davacının ise aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Dava, nitelikçe davacının askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun ,1,10.2001 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasa kapsamında yaşlılık aylığına hak kazandığının ve fazladan ödemek zorunda kaldığı primlerin yasal faizi ile birlikte ödenmesi gerektiğinin tespiti istemine yöneliktir. Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçelerle varılan sonuç doğru değildir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 11.2.1977 tarihinde 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olarak tescil edildiği, bu sigortalılığın 20.11.2006 tarihine kadar devam ettiği, bu sigortalılığının devamı sırasında 1.3.1998-31.8 2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamında kalan hizmetlerinin bulunduğu, sigortalılık sürelerindeki çakışma nedeniyle bu dönemdeki ... sigortalılığının iptali için açtığı ...
3.İş Mahkemesindeki 2005/704 E,2006/635 K sayılı dava dosyası ile talebinin reddedilerek önceden başlayıp devam eden sigortalılığının Esnaf ... sigortalılığı olması nedeniyle, 1.3.1998-31.8.2001 tarihleri arasında da ... sigortalısı olduğu kabul edilerek, 5458 sayılı Yasanın 16.maddesi uyarınca SSK yersiz olarak ödenen primlerin ...’a devredildiği ,davacının SSK tabi olarak çalışmasının devam ettiği dönemde 18.6 1999 tarihinde ,5.7.1971-5.3.1973 tarihleri arasında geçen askerlik süresini SSK’na borçlanarak borçlanma bedelini 21.6.2001 tarihinde ödeyerek 1.9.2001 tarihinde SSK’dan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacı SSK ‘na yapmış olduğu askerlik borçlanmasının geçerli olduğunun, ... tarafından da bu borçlanmanın hizmet süresinin hesabında nazar alınması gerektiğinin ve SSK tahsis talebinde bulunduğu 1.9.2001 tarihi itibariyle 25 yıllık sigortalılık süresini doldurması nedeniyle bu Kurumdan 1.10.2001 tarihi itibariyle yaşlılık aylığı bağlanması yönündeki talebinin kesinleşen kararla bu tarihte Bağ-Kurlu sayılması nedeniyle, ... tarafından yaşlılık aylığı bağlanması gerektiğinin tesbiti ile yaşlılık aylığının geç bağlanması nedeniyle 2006 yılına kadar ...’a fazladan ödemek zorunda kaldığı primlerin iadesine karar verilmesini istemektedir.
Davacının 11.2.1977 tarihinde başlayan ... sigortalılık şartlarının 20.11.2006 tarihine kadar devam etmesi nedeniyle, 2001-2006 tarihleri arasında ödenen primlerin iadesi talebinin reddine karar verilmesi doğrudur.Ancak ,1,10.2001 tarihinde itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının tesbitine ilişkin talebin reddine karar verilmesi doğru değildir.
Davacının 11.2.1977-31.8.2001 tarihleri arasında ... sigortalısı olduğu açık olup bu dönemde 24 yıl 6 ay 19 günlük sigortalılığı bulunmaktadır.Sigortalılık süresi 25 yılın altında kalmakla birlikte Sosyal Güvenlik Kuruluşlarının birleşmesi nedeniyle askerlik borçlanmasının hangi Kuruma yapıldığının önemi kalmadığından davacının SSK'lı olduğu düşüncesi ile 18.6.1999 tarihinde SSK'na yaptığı askerlik borçlanmasının geçerli olduğu, bu durumda iki yıllık askerlik borçlanması ile birlikte davacının tahsis talebinde bulunduğu tarihte sigortalılık süresinin 26 yıl 6 ay 19 gün olduğu anlaşılmaktadır.
Yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin 1479 sayılı Yasanın 35.maddesi 25.8.1999 gün 4447 sayılı Yasanın 39.maddesi ile getirilen Gecici 10.maddesine göre yaşlılık aylığından yararlanma konusunda kademeli geçiş öngörerek yaşlılık aylığından yararlanmak için, sigortalının yazılı talepte bulunması, talep tarihinde 25 tam yıl prim ödemiş olması, Kadın ise 58,erkek ise 60 yaşını doldurması şartlarını ararken Gecici Madde 10 ile bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihten önce yürürlükte bulunan hükümlere göre;
bu kanunu yürürlüğe girdiği tarihi takip eden ay başı itibariyle aylık bağlanmasına hak kazananlar ile aylık bağlanmasına hak kazanmalarına iki tam yıl veya daha az kalan sigortalıların tam veya kısmi yaşlılık aylığı haklarını saklı tutmuş,
Anayasa Mahkemesinin 23.2.2001 gün 1999/42 E2001/41 K sayılı kararı ile yeniden düzenleme 23.5.2002-4759 S.K./7.mad)23.5.2002 tarihini takip eden ay başı itibariyle kadın ise 20 tam yıl ,erkek ise 25 tam yıl prim ödemiş olanların yaşlılık aylığına hak kazandığı ve prim ödeme süresi dolmasına henüz süresi bulunanlar için ise kademeli yaş sınırı öngörülerek yasal düzenleme yapılmıştır.Anılan yasal düzenlemeler nedeniyle davacının doğum tarihinin 22.3.1951 tarihli olduğu,
1.6.2002 tarihi itibariyle 25 tam yıl prim ödeme koşulu şartı gerçekleştiğinden tahsis talebinde bulunduğu 1.9.2001 tarihi itibariyle prim borcunun bulunmaması halinde yasanın yürürlüğü gözetilerek, 1.6.2002 tarihinden itibaren yaşlılık aylığına hak kazandığının kabulünün gerekeceği açıktır.Mahkemece bilirkişi raporu doğrultusunda davacının tahsis talebinde bulunduğu tarihte 57 yaşını doldurmadığı gerekçesiyle yaşlılık aylığının reddine ilişkin gerekçede isabet yoktur.
Bu durumda yapılacak iş;davacının yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 1.6.2001 tarihi itibariyle prim borcunun bulunup bulunmadığı araştırılarak, prim borcunun bulunmaması halinde 1.6.2002 tarihinden geçerli olmak üzere yaşlılık aylığına hak kazandığının tespitine karar verilmelidir. O halde davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13557, K. 2010/10245, 21 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama