KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13569 E., 2010/10488 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
553 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde 1.9.1995-26.2.2003 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışmalarının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılardan Kurum vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının 01.09.1995-26.02.2003 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve Kuruma kayıt ve tescil edilmeyen çalışmaların tesbiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 02.10.1995 ile 26.02.2003 tarihleri arasında 1194 gün süre ile davalı ...'a ait iş yerinde sigortalı olarak çalıştığının tesbitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, işe girdiğine ilişkin bildirge bulunmayan davacı adına 02.10.1995-10.10.2000 tarihleri arasında davalı işverene ait işyerinden kısmi bildirim ve prim ödemelerinin gerçekleştiği, davalıya ait mobilya dükkanı işyerinin 10.01.1992 tarihinden itibaren vergi kaydı bulunduğu, 2003 yılı Temmuz ayında işyerini kapattığı, davalı işveren tarafından Kuruma verilen 1995/3. dönem ile 2000/3. dönem arası dönem bordrolarının gönderildiği, işyeri kayıtlarının davalı işveren tarafından ibraz edilmediği, davacının 26.08.1993-26.02.1995 tarihleri arasında askerlik hizmetini yaptığı anlaşılmaktadır.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 01.10.2008 günü yürürlüğe giren geçici 7. maddesinde, bu Yasanın yürürlük tarihine kadar 506 sayılı, 1479 sayılı, 2925 sayılı, bu Yasa ile mülga 2926 sayılı, 5434 sayılı Yasalar ile 506 sayılı Yasa'nın geçici 20. maddesine göre sandıklara tâbi sigortalılık başlangıçları ile hizmet süreleri, fiilî hizmet süresi zammı, itibarî hizmet süreleri,
borçlandırılan ve ihya edilen süreler ve sigortalılık süreleri tabi oldukları Yasa hükümlerine göre değerlendirileceği yönündeki hükmün öngörülmüş olması ve genel olarak yasaların geriye yürümemesi (geçmişe etkili olmaması) kuralı karşısında davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesidir.
Bu tür hizmet tespitine yönelik davaların, kamu düzenini ilgilendirdiği ve bu nedenle özel bir duyarlılık ve özenle yürütülmesi icap ettiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın içtihadı gereğidir.
Somut olayda, yargılama sırasında dinlenen kısmi bordro tanıkları ... ile ... ..., davacının tesbitini istediği tarihler arasında sürekli çalıştığını belirtmişlerdir. Ancak, söz konusu tanıkların sadece 1996 yılı 3. dönem ve 1999 yılı 2. dönem bordrolarında isimlerinin yer alması nedeniyle davacının anılan dönemler dışındaki çalışmaları konusunda bilgi sahibi olmadıkları açıktır. Bu bakımdan tanık sözleri çalışma olgusu yönünden somut olaylara dayanmamakta, soyut düzeyde kalmaktadır.
Yapılacak iş, davanın nitelikçe kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması nedeniyle mahkemece, doğrudan soruşturma genişletilmek sureti ile, varsa davalı işveren tarafından 2001 yılı 1. dönem ile 2003 yılı 1. dönem arası Kuruma verilen dört aylık sigorta primleri bordrolarını getirtmek, anılan bordrolarda bildirimi yapılmış sigortalı/sigortalılar ile davacının tesbitini istediği tarihler arasında çalıştığını iddia ettiği işyerine komşu olan işyerlerini belediye, emniyet veya jandarma vasıtasıyla saptamak, saptanan bu işyerlerinin kayıtlarına geçmiş kişileri, başka bir anlatımla,
Sosyal Güvenlik Kurumu’nda kayıtları olan komşu işyeri veya benzer işi yapan işyeri sahiplerinin veya çalışanlarının bilgilerine başvurulmak ve olabildiğince delilleri toplayıp, bunları birlikte değerlendirerek sonucuna göre karar vermektir.
Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.09.1999 gün 1999/21-510-527, 30.06.1999 gün 1999/21-549-555, 05.02.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 01.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13569, K. 2010/10488, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama