KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13745 E., 2010/10054 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
674 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, maluliyet aylığına iptal eden kurum işleminin iptali ile yeniden bağlanmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacıya 01.02.2002 tarihinden itibaren bağlanan maluliyet aylığının sürekli iş göremezlik oranının 2/3 oranında bulunmadığı gerekçesi ile kesilmesine ilişkin Kurum işleminin iptali ile aylıkların kesildiği tarihten itibaren, aksinin kabulü halinde aylığa hak kazandığı tarihten itibaren ödenmesine devam edilmesi gerektiğinin tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece istemin kabulü ile davacının 06.05.2009 tarihinden geçerli olmak üzere kesilen maluliyet aylığının yeniden bağlanmasına karar verilmiştir.
5510 sayılı Yasa’nın 95. maddesine göre "Bu Kanun gereğince, yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, çalışma gücü kaybı, geçici iş göremezlik ödeneklerinin verilmesine ilişkin raporlar ile iş kazası ve meslek hastalığı sonucu meslekte kazanma gücü veya çalışma gücü kaybına esas teşkil edecek sağlık kurulu raporlarının usûl ve esaslarını, bu raporları vermeye yetkili sağlık hizmeti sunucularının sahip olması gereken kriterleri belirlemeye,
usûlüne uygun olmayan sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeleri düzenleyen sağlık hizmet sunucusuna iade edecek belirlenen bilgileri içerecek şekilde yeniden düzenlenmesini istemeye Kurum yetkilidir.Usûlüne uygun sağlık kurulu raporu ve dayanağı tıbbî belgeler ile gerekli diğer belgelerin incelenmesiyle;
yurt dışında tedavi için yapılacak sevklere, vazife malullük derecesini, iş kazası veya meslek hastalığı sonucu tespit edilen meslekte kazanma gücünün kaybına veya meslekte kazanma gücünün kaybı derecelerine ilişkin usûlüne uygun düzenlenmiş sağlık kurulu raporları ve diğer belgelere istinaden Kurumca verilen karara ilgililerin itirazı halinde, durum Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunca karara bağlanır.
Bu maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar, Sağlık Bakanlığı ile Kurumun birlikte çıkaracağı yönetmelikle düzenlenir.
Bu yasal düzenleme gereğince düzenlenen Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşleri Yönetmeliğinin Geçici 1. maddesinde.
Bu Yönetmeliğin yürürlüğe girdiği tarihten önce çalışma gücü kaybı, iş kazası, meslek hastalığı, vazife malullüğü, harp malullüğü sonucu meslekte kazanma gücü kaybı ile erken yaşlanma durumlarının tespiti talebinde bulunan sigortalılar ve hak sahipleri için, yürürlükten kaldırılan ilgili sosyal güvenlik mevzuatının 5510 sayılı Yasa’ya aykırı olmayan hükümlerinin uygulanacağı, 5. maddesinde sigortalı ve hak sahiplerinin çalışma gücü oranlarının a) Sağlık Bakanlığı eğitim ve araştırma hastaneleri, b) Devlet Üniversitesi, c) Türk Silahlı Kuvvetlerine bağlı asker hastaneleri, ç) sigortalıların ikamet ettikleri illerde (a), (b),
(c) bentlerinde belirtilen hastanelerin bulunmaması durumunda Sağlık Bakanlığı tam teşekküllü hastanelerin yetkili olduğu, bildirilmiş, Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliğinin 56. maddesinde ise Kurum Sağlık Kurulunca verilen karara karşı yapılan itirazların Yüksek Sağlık Kurulunca inceleneceği bildirilmiştir.
Kural olarak Yüksek Sağlık Kurulunca verilen karar Sosyal Güvenlik Kurumunu bağlayıcı nitelikte ise de diğer ilgililer yönünden bir bağlayıcılığı olmadığından Yüksek Sağlık Kurulu Kararına itiraz edilmesi halinde inceleme Adli Tıp Kurumu aracılığıyla yaptırılmalı Adli Tıp Kurumu ilgili ihtisas dairesi raporu ile Y.S.K Kararı arasında çelişki bulunması halinde ise bu çelişki Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu'ndan alınacak rapor ile giderilmelidir. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 28.06.1976 günlü, 1976/6-4 sayılı Kararı da bu yöndedir.
Somut olayda SSK ... Eğitim Hastahanesinin 10.12.2004 tarih 16426 sayılı raporu dikkate alınarak Kurum tarafından davacının maluliyetin 2/3 oranında bulunmadığına karar verildiği, SSK Yüksek Sağlık Kurulunun 17.03.2008 tarihli Kararı'na göre çalışma gücünün 2/3'ünü kaybetmediğine karar verildiği, Adli Tıp 3. İhtisas Kurulunun 06.05.2009 tarihli raporuna göre çalışma gücünün 2/3 oranında kaybettiğine karar verildiği, mahkemece raporlar arasındaki çelişkilerin giderilmesi için Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu Kararı doğrultusunda, Adli Tıp Kurumu Genel Kurulu’ndan görüş alınmadığı anlaşılmıştır.
Yapılacak iş; Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulunun raporu ile Adli Tıp Kurumu 3.Adli Tıp İhtisas Kurulu raporu arasında çelişki olduğundan Adli Tıp Kurulu Genel Kurulundan rapor alınarak raporlar arasındaki çelişkiyi gidermek ayrıca davacının 2/3 oranında malul olduğunun belirlenmesi halinde ATK Genel Kurulundan davacının hangi tarihten itibaren 2/3 oranında maluliyete girdiğini sorup belirleyerek sonucuna göre karar vermektir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13745, K. 2010/10054, 18 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama