KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/13965 E., 2010/10515 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Ekim 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
399 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde 1.8.1998- 10.2.2006 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Kurum ve işveren vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava, davacının davalı işverene ait işyerinde 01.08.1998-10.02.2006 tarihleri arasında şöför olarak en son 500,00 TL ücretle kesintisiz olarak çalıştığı iddiasına dayalı Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece istemin kabulü ile davacının 01.08.1998-10.02.2006 tarihleri arasında 1954 gün çalıştığının tespitine ve bu sürelerin Kuruma bildirilmesine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının davalı işyerinden işe giriş bildirgesinin verilmediği, hizmet cetvelinin şahsi dosyada olmadığı ve bildirilmiş hizmetinin bulunmadığı, (1076150) sigorta nolu davalı ... Tekstil ve Tarım Ürünleri Sanayii Ticaret Limited Şirketi işyerinin 27.3.1996 tarihinde yasa kapsamına alındığı, ayrıca davalı aynı şirkete ait (11158609) sigorta nolu nakliye işi işyerinin de 31.1.2000 tarihinde yasa kapsamına alındığı, davalının 13.9.2005 tarihinde kurum kaydına alınan değişiklik dilekçesiyle şirket ünvanının ... Tekstil Petrol Tarım Gıda Hayvancılık Ürünleri Sanayii Ticaret Limited Şirketi olduğu, davalı işverence düzenlenmiş dönem ve ücret bordrosunun bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Gerçekten mahkemece, davacının davalı işveren nezdinde kararda yazılı tarihler arasında ve gün kadar çalıştığı tespit edilmişse de; çalışmasının davalı şirkete ait hangi işyerinde, hangi tarihler arasında, ne kadar süreyle ve de ne kadar ücretle geçtiği belirtilmeksizin karar verilmiş olup, açıklık bulunmadığından infazda tereddüde yol açacak niteliktedir.
Oysa H.U.M.K.’nun 388/son maddesi gereğince, hüküm kısmında istek sonuçlarından her biri hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların mümkünse sıra numarası altında birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gerekir. Öte yandan aynı kanunun 389. maddesinde de verilen karar ile iki tarafa yükletilen yükümlülüklerin kuşku ve duraksamayı gerektirmeyecek surette çok açık olarak yazılması gerektiği bildirilmiştir.
Yapılacak iş; davacının sigortalı çalışmasının davalıya ait hangi iş yerinde, hangi tarihler arasında ve ne miktar ücretle geçtiğinin açık ve net bir şekilde gerekirse ehil bilirkişi marifetiyle hesaplanarak çıkacak sonuca göre hüküm kurmaktır.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/13965, K. 2010/10515, 26 Ekim 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama