KÜNYE
21. Hukuk Dairesi 2009/14733 E., 2010/2233 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mart 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
917 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme, bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalılardan ... San. AŞ., Tepe İnş. San. AŞ. ve ... San. ve Tic. AŞ. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyiz edenlerle ve temyiz nedenleriyle sınırlı inceleme yapılmasına göre temyiz eden davalılar ... Sanayi A.Ş, Tepe İnşaat A.Ş ile ... ve Tic. Ltd. Şti’nin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 08.09.2003 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu %12,30 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin 04.12.2007 gün ve 5791-21841 sayılı bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davalılardan ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na yönelik davanın reddine, davacının diğer davalılara yönelik davasıyla ilgili olarak da maddi ve manevi tazminat isteminin kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar ... Sanayi A.Ş, Tepe İnşaat A.Ş ile ... ve Tic. Ltd. Şti tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece maddi tazminata ilişkin verilen hüküm yerindedir. Manevi tazminata gelince; aşağıda açıklanan nedenlerle manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, manevi tazminatın fazla takdir edildiği anlaşılmaktadır.
Davacının iş kazası sonucu % 12,30 oranında sürekli iş göremezliğe uğradığı olayda: işi ihale ile veren ... Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nın kusurunun bulunmadığı, davalılardan ... Ortak Girişiminin %60, ... Hazır Beton İnş. Nak. San. Tic. A.Ş’nin %30 ve davacı işçinin ise % 10 oranında kusurlu olduğu, davalı ... Sanayi A.Ş’nin diğer davalı ... Hazır Beton İnş. Nak. San. Tic. A.Ş’nin üst işvereni olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile sigortalıya verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Öte yandan 24.11.2003 ve 28.12.2005 tarihli dava dilekçelerinden açıkça anlaşıldığı üzere, davacı zararlandırıcı sigorta olayı nedeniyle manevi tazminat talebinde bulunurken, kazanın meydana gelmesinde hiçbir kusurunun bulunmadığını belirtmiş, dolayısıyla davalıların tam kusuruna dayanmıştır.
22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde de açıklandığı üzere zarar görenin müterafik kusurunun varlığı halinde bu durumun zarar görenin manevi tazminatının takdirinde göz önünde bulundurulması gerekir. Somut olayda, kazalının %10 oranında kusurlu bulunduğu kusur raporu karara esas alınmıştır.
Hal böyle olunca ve özellikle, kazalının kusursuz olduğu belirtilerek dava açılmış olmasına göre, manevi tazminatın davacının müterafik kusuru gözetilerek takdir edilmesinin gerektiği açıktır.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı yararına 15.000,00-TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken talep gibi 20.000,00-TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/14733, K. 2010/2233, 2 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama