KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/14827 E., 2010/12271 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
708 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde 1983-2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacının davalı işverene ait iş yerinde 1983-2004 yılları arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kabulü ile, 1985 tarihi öncesine yönelik talebin hakdüşürücü süreden, 27.11.2001 tarihi sonrasına yönelik talebin işyeri kapandığından reddine,davacının 01.01.1985-27.11.2001 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak günün asgari ücreti ile davalı ... yanında çalıştığının tesbitine, karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 1971-1984 tarihleri arasında farklı işyerlerinde kesintili olarak 419 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının olduğu,davalı işverence işe giriş bildirgesi verilmediği, davalı işyerinde Kuruma bildirilmiş çalışmasının olmadığı, 01.12.1984-31.12.1984 tarihleri arasında başka işyeri çalışmasının olduğu, 1983/1-2001/3. dönem bordrolarının geldiği, bordrolarda davacının isminin bulunmadığı,işyeri belgelerinin gelmediği, 1003096 sicil nolu işyerinin 01.02.1994 tarihinde 506 sayılı Yasa kapsamına alındığı, 31.12.2002 tarihinde kapsamdan çıkarıldığı,
davalıya ait 36 ayrı işyerinin olduğunun Kurumca bildirildiği,19.06.1995 tarihinde kadın satmaya teşebbüs suçu nedeniyle davacının ifadesinin alındığı, işyeri adresinin Zürafa Sok. No: 1 olarak belirtildiği, davacının tanık olarak dinlenmesi için ilgili Mahkemece bu adrese ihzar müzekkeresi çıkarıldığı,17.11.2001 tarihli tutanakta Kadem Sok, No: 1 de faaliyet gösteren Matild Manukyan’a ait genelevin 27.11.2001 tarihinde, 17.11.2001 tarihli tutanakta Kadem Sok.
No 9 da faaliyet gösteren Matild Manukyan’a ait genelevin 27.11.2001 tarihinde mühürlenerek faaliyetlerine son verildiğinin belirtildiği anlaşılmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez.
Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir.
506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar.
Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olayda; mahkemece tesbitine karar verilen dönem yönünden açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığı yöntemince araştırılmadan, uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları belli olmayan tanıkların beyanı ile yetinilerek ,davacının emniyet kayıtları da istenilmeden eksik araştırma ile sonuca gidilmiş olması hatalı olmuştur.
Yapılacak iş; davacının kararı temyiz etmediği dikkate alınarak, 01.01.1985-27.11.2001 tarihleri arasındaki döneme ilişkin talep yönünden davalı işyerinin emniyet kayıtlarını davacının emniyet kayıtlarını, Hıfsısıhha belgelerini getirtmek,75956 sicil nolu işyerinin işvereninin kim olduğunu araştırmak, dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta,
maliye ve meslek odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanları; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/14827, K. 2010/12271, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama