KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/16131 E., 2010/12279 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.077 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle ... hizmetinin ve almakta olduğu yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle ... hizmetinin ve dolayısıyla yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir. Mahkemece davanın kabulü ile, davacının 22/03/1985 – 22.04.1994 tarihleri arasındaki Sigortalılığının ve emeklilik işleminin iptaline ilişkin Diyarbakır İl Müdürlüğünün 03.10.2005 tarih ve 50156 sayılı kurum ( ... ) işleminin iptaline ,karar verilmiştir.
01.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren, 1479 sayılı yasanın 24. maddesi ilk şekliyle, sigortalılığın oluşumu için, kendi ad ve hesabına bağımsız çalışma olgusunun gerçekleşmesi yanında, ayrıca, kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu da aramıştır. Bu kuruluşlara kayıt tarihi ise, sigortalılığın başlangıcı yönünden, yasal karine kabul edilmiştir.
04.05.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı yasa, ...’lu olabilme yönünden, söz konusu 24. maddenin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulunu kaldırmış, sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulunun gerçekleşmesi durumunda, sigortalılığın oluşacağını yeterli görmüştür.
Buna karşın, 20.04.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş, vergiden muaf olanların da kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir.
Nihayet, 22.03.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davacının 29.12.1998 tarihli giriş bildirgesi ile 01.01.1985 tarih ve 193 sıra numarası ile Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasındaki üye kaydına istinaden 22.03.1985 tarihi itibariyle 1479 sayılı Yasa kapsamında zorunlu ... sigortalısı olarak tescil edildiği,
29.3.2000 tarihli tahsis başvurusu üzerine davacıya yaşlılık aylığı bağlandığı,Kurumca, 03.10.2005 tarih 50156 sayılı yazıyla,Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odası kayıtlarının müfettiş raporuyla usulsüz olduğu tesbit edildiğinden 22.03.1985-22.04.1994 tarihleri arasındaki sigortalılığının oda kaydı usulsüz olduğu için iptal edildiği,22.04.1994 tarihinde vergi kaydına istinaden yeniden tescil edildiği, tescilinin devam ettiği,ve bağlanan aylığın iptal edildiği, yersiz ödenen 13.268.00 TL asıl ve 11.186.00 TL faiz olmak üzere toplam 24.454.00 TL'nın ödenmesi ve sağlık karnelerinin iadesi
gerektiğinin davacıya bildirildiği,Diyarbakır Seyyar Satıcılar odasına 01.01.1985 tarihinden itibaren kaydının olduğu, Odaca eski kayıt defterinin,1996 yılı öncesine dair hazırun cetvellerinin ve aidat ödendiğine dair makbuzların sunulmadığı, Diyarbakır 1. Noterliğinin 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numarası ile tasdikli kayıt defterinin sunulduğu,
Diyarbakır Ağır Ceza Mahkemesine sunulan Oda kayıt ve karar defterine göre, Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasının Diyarbakır 1. Noterliğinin 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numarası ile tasdikli üye kayıt defterinin deftere sonradan ilave edilen sayfada 49 dizi numarasında 193. sırasında 01.01.1985 tarihinde kaydolduğu, kaydının devam ettiği , 22.04.1994 tarihinden beri vergi kaydının, 09.04.1999 tarihinden beri Diyarbakır Bakkallar Odası kaydının ve 06.04.2000 tarihinden beri Diyarbakır Esnaf Sicil Memurluğu kaydının bulunduğu,
29.04.2005 tarihli müfettiş raporunda, Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasının Diyarbakır 1. Noterliğinin 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numarası ile tasdikli kayıt defterinin ibraz edildiği, önceki kayıt defterinin ibraz edilmediği, 1996 tarihi öncesine ait hazirun cetvellerinin sunulmadığı, aidat ödemelerine dair makbuzların verilmediği, ibraz edilen kayıt defterinin noter onaylı ilk sayfası dışıdaki sayfaların sökülerek yerine farklı cins kağıttan oluşan başka sayfaların eklenerek onarımdan geçirildiğinin bilirkişi raporu ile tesbit edildiğinin belirtildiği,
iş takipcisi Sadullah Erbaş'ın evinde yapılan aramalarda ele geçirilen 1999 tarihli ajandada bir kısım sigortalılara, oda başkanlarına ait hesap numaralarının , alacakların ve ödemelerin yazılı olduğunun tesbit edildiği, aynı kişinin evinde vekaletnamelerin, sağlık karnelerinin, iş mahkemesi dilekçelerinin ve Sosyal Güvenlik Kurumu ile yapılan yazışma belgelerinin bulunduğu,
tesbit edilen 64 sigortalının 4247 sayılı prim af kanunun yürürlüğe girdiği 16.05.1997 tarihinden sonra kuruma başvurarak geriye doğru 1985 yılından itibaren sigortalılık kazandıkları, Yönetim kurulu karar defterinde de silinti kazıntı ve düzeltmeler yapıldığı belirtilerek, ilgililer hakkında suç duyurusunda bulunulması ve bu odaya üye oldukları nedeniyle yapılan sigortalılıklarının iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği, raporun davacıya ilişkin bölümünde; ... adına düzenlenen giriş bildirgesinin 29.12.1998 tarih ve 38481 sayı ile kurum kayıtlarına girmesi üzerine 22.03.1985 tarihi itibariyle ...’a kayıt ve tescil edildiği,
aynı tarihli sigortalılık belgesinde 01.01.1985 tarihi itibariyle kaydının yapıldığı, ayrıca 22.04.1994 tarihi itibariyle de vergi kaydının bulunduğu, ...’in alınan ifadesinde ...
Yasasının değişeceğini öğrendikten sonra 1999 tarihinde Seyyar Satıcılar Odasına üyelik kaydını yaptırdığını beyan ettiği, Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasındaki usulsüz üye kaydına istinaden ...’a tabi sigortalılık süresinin Ziya Gökalp Vergi Dairesindeki kayıt tarihi olan 22.04.1994 tarihine kadar geçersiz sayılarak, yaşlılık aylığının iptal edilmesi gerektiğinin bildirildiği,raporda ismi geçen 64 kişi arasında davacının isminin bulunduğu,
Diyarbakır Seyyar Satıcıları yöneticileri ve üyeleri ile iş takipçilerinden oluşan 44 kişi hakkında Dernek Tüzel Kişiliğini aracı olarak kullanmak suretiyle Kamu Kuruluşunu dolandırmak ve Sahte Resmi Evrak Tanzim edip kullanmak suçlarından Diyarbakır 3.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, davanın derdest olduğu ,İddianamede, eski üye kayıt defterinin ibraz edilemediği,
Diyarbakır 1. Noterliğince 25.11.1986 tarih ve 49172 yevmiye numaralı üye kayıt defterinin noter onaylı ilk sayfasının dışıdaki sayfaların sökülerek yerine farklı cins kayıttan oluşan başka sayfaların eklenerek onarımdan geçirildiğinin bilirkişi raporu ile tesbit edildiğinin belirtildiği, davacı hakkında da dava açıldığı anlaşılmaktadır.
Davacının 22.3.1985-21.4.1994 tarihleri arasında usulüne uygun (geçerli) bir oda kaydının bulunmaması nedeniyle bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını ve yaşlılık aylığını
iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu ... sigortalılığını sağlayan Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri , üyeleri ve davacı hakkında ceza davası açılması,
oda kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu sahtecilik işleminin davacının katılımı ile gerçekleştirilip gerçekleştirilmediği bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında, oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde oda kaydına hukuken diğer verilemeyeceği bu durumda somut olaya MK 2. maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve bir sonuca varılması gerekirken,
mahkemece ceza davasının sonucu beklenmeden eksik inceleme ile tanık sözleri ile yetinilerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/16131, K. 2010/12279, 9 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama