İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/17109 K.2010/13598

Davacı, davalı işveren nezdinde 3.6.2007-24.7.2007 tarihleri arası 51 gün çalıştığının tespiti ile sigorta primlerinin ve ücret alacağının ödettirilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.…

Esas2009/17109Karar2010/13598Tarih29 Aralık 2010Okuma5 dk · 929 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/17109 E., 2010/13598 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
29 Aralık 2010
Mahkemesi
İş Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

929 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Davacı, davalı işveren nezdinde 3.6.2007-24.7.2007 tarihleri arası 51 gün çalıştığının tespiti ile sigorta primlerinin ve ücret alacağının ödettirilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, davalıya ait iş yerinde 03.06.2007-24.07.2007 tarihleri arasında 51 gün çalıştığı halde işverenin sigorta primlerini ve bu süreye ilişkin ücretini ödemediğini ileri sürerek sigorta primlerinin ve ücret alacağının ödettiririlmesine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davalı olarak gösterilen ...'ın 507 sayılı Yasa kapsamında esnaf olduğu, yanında 3 işçinin çalışmadığı ayrıca sigorta primlerinin ödettirilmesine karar verme yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

4857 sayılı Yasa'nın 4/1 maddesinde 507 sayılı Esnaf ve Sanatkarlar Kanununun 2. maddesinin tarifine uygun üç kişinin çalıştığı işyerlerinde İş Kanunu hükümlerinin uygulanmayacağı bildirilmiştir.

507 sayılı Yasa'nın 2. maddesinde ister gezici olsun ister bir dükkan veya bir sokağın belli yerinde sabit bulunsunlar ticari sermayesi ile birlikte vücut çalıştırmalarına dayanan ve geliri o yer ve gelenek ve teamülüne nazaran tacir niteliğini kazanmasını icap ettirmeycek miktarda sınırlı olan bu bakından ticaret sicili ve dolayısıyla ticaret ve sanayi odasına kayıtları gerekmeyen aynı niteliğe sahip olmakla beraber ayrıca çalıştığı sanat, meslek ve hizmet kolunda bilgi, görgü ve iktisasını değerlendiren hizmet, meslek ve küçük sanat sahipleriyle bunların yanlarında çalışanların ve geçimini sınırlı olarak kamyonculuk, otomobilcilik ve şoförlükle temin eden kimselerin 1. maddede belirtilen amaçlarla kuracakları derneklerin bu kanun hükümlerine tabi olacakları bildirilmiştir.

Olay tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasanın 2. maddesinde bir hizmet akdine dayanarak bir veya birkaç işveren tarafından çalıştırılanların bu kanuna göre sigortalı sayılacakları, 4. maddesinde ise bu Kanunun uygulamasında 2. maddede belirtilen sigortalıları çalıştıran gerçek veya tüzel kişilere işveren deneceği bildirilmiştir.

Bir kimsenin İş Kanunu kapsamında işçi olması ile 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olması farklı kavramlar olup İş Kanunu kapsamında işçi olmayan bir kişi 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı olabileceği gibi, 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı sayılan kişinin İş Kanunu kapsamında işçi sayılmaması da mümkündür.

Davacı ücret alacağı ile birlikte SGK'na bildirilmeyen hizmetinin tespitini talep etmiştir.

Ücret alacağı ile ilgili dava yönünden davalının geçimini sınırlı olarak şoförlükle temin edip etmediği belirlenerek geçimini şoförlükle temin ediyorsa davacı ile davalı kamyon sahibi arasındaki ilişki "iş akti" olmayıp Borçlar Kanununda düzenlenen "hizmet akdi" ilişkisi olup davaya bakmaya iş mahkemeleri değil genel hükümlere göre genel mahkemeler (miktara göre sulh hukuk mahkemesi) görevli olacağından öncelikle somut olay yönünden inceleme, araştırma ve değerlendirme yapılarak İş Mahkemesinin görevli olup olmadığının belirlenerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken davanın esastan reddine karar verilmiş olması isabetsizdir.

Hizmet tespiti davasına gelince,Dava dilekçesindeki istemin davalıya ait işyerinde hizmet akdine dayalı olarak geçen ve SGK'na bildirilmeyen çalışmalarının tespiti ve bunun sonucu olarak işverence ödenmemiş sigorta primlerinin ödettirilmesi istemine ilişkin olduğu açıktır. Bu durumda davanın yasal dayanağı 506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesidir. Uyuşmazlık 506 sayılı Yasa'dan kaynaklandığından çözüm yerinin Sosyal Sigortalar Kanununun 134 ve 5521 sayılı Yasanın 1. maddesi gereğince iş mahkemesi olduğu da tartışmasızdır.

506 sayılı Yasa'nın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tesbit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılı delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne var ki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.

Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.

Öte yandan dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının tespitini istediği hizmetlerinin davalı işveren tarafından dava dışı SGK'na bildirilmediği, davanın sadece işveren ...'a yöneltildiği anlaşılmaktadır.

506 sayılı kanunun 79. maddesi ile HUMK'nun 38. maddelerinin uygulanmasında genel olarak davacı taraf aktif husumet ehliyetine, davalı taraf ise pasif husumet ehliyetine sahiptir. Hizmet tesbiti davalarında sadece işverene husumet yöneltilmesi yetmez. Kanuni hasım olarak SSK’nunda hasım gösterilerek dava açılması zorunludur. Dava her ikisine de yöneltilmelidir. Doğru hasım ve taraf teşkili dava şartlarından olup resen nazara alınmalıdır. Şu hale göre Sosyal Sigortalar Kurumunun davaya katılımının sağlanarak delillerinin sorulması oluşacak duruma göre bir karar verilmesi gerekirken bu usuli zorunluluk göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

Yapılacak iş, hizmet tespiti davalarında yasal hasım olan SGK'nu yöntemince davaya dahil etmesi için davacıya önel vererek bu davalının da davaya karşı beyanlarını alıp bildireceği deliller toplandıktan sonra, bu işyerinden çalışma tarihinde Kuruma işyerinden dönem bordrosu verilmiş ise çalışma tarihini kapsayan tarihte işyerinde çalıştığı bordrolar ile tespit edilen, bordrolarda kayıtlı işyeri çalışanlarını, bordro verilmemiş ise gerektiğinde zabıta marifetiyle tespit edilecek işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde çalışma tarihinde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının;

çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak, işyerindeki ve davalılara ait işyerlerinde gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözönünde tutulmaksızın yanlış değerlendirme ve eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 29.12.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/17109, K. 2010/13598, 29 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/17109
Karar No
2010/13598
Tarih
29 Aralık 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/17111 K.2010/21748
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/17112 K.2010/20496
  • Yargıtay 20. Hukuk Dairesi E.2009/17116 K.2010/17060
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/17122 K.2010/21617
  • Yargıtay 11. Ceza Dairesi E.2009/17124 K.2010/14938
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/17135 K.2010/20497

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.