KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/2068 E., 2010/2927 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Mart 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (...) Mahkemesi
Karar Metni
664 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacılar, murisinin ... kazası sonucu maluliyetinden ... maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 31.10.2005 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu vefat eden sigortalının hak sahiplerinin uğradığı maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Davacılar, murisleri ...’ün, davalı işverene ait işyerinde çalışırken 31.10.2005 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen ... kazasında vefat etmesi nedeniyle uğradıkları maddi ve manevi zararların giderilmesi için; davacı anne ve babanın her biri için 10.000,00.-TL maddi ve 125.000,00.-TL manevi tazminat ile davacı kardeş için 50.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece davacı anne ve babanın maddi zararlarına ilişkin talep atiye terk edildiğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına; davacı anne ve babanın her biri için 40.000,00.-TL; davacı kardeş için de 15.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar davalı vekilince temyiz edilmiştir.
... kazasında vefat eden davacı murisinin, ... kazasında, % 30 ve davalı işverenin % 70 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.....1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli ... göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne ve baba için taktir olunan manevi tazminat tutarının fazla olduğu, davacı anne ve babanın her biri yararına 30.000,00.- TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/2068, K. 2010/2927, 18 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama