KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/3171 E., 2009/16182 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
393 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere, temyizin kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, temyiz eden davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava 07.06.2006 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu % 100 oranında sürekli iş göremezliğe uğrayan sigortalının maddi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, 25.11.2008 tarihli ıslah dilekçesi dikkate alınarak, davacının maddi tazminat isteminin tamamen kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davacı ile davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece davacının maddi zararının belirlenmesinde bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki hüküm altına alınan maddi tazminata uygulanacak faizle ilgili hataya düşüldüğü görülmektedir. Dava dilekçesinde fazlaya dair hakları saklı kalmak üzere 1.000,00 TL maddi tazminatın olay tarihinden yasal faizle tahsilini istenmiştir.
Islah suretiyle artırılmasına ilişkin, 25.11.2008 tarihli dilekçede de fazlaya dair hakları saklı tutularak, 1.000,00 TL talebinin 140.321,16 TL ye çıkarıldığından, Islahen artırılan miktarda da faiz isteğini kapsadığı açıktır.
Öte yandan iş kazası sonucu sürekli işgöremezlik nedeniyle açılan davalarda faizin zararın meydana geldiği olay tarihinden itibaren yürütüleceği, haksız eylemle birlikte zarar veren bakımından temerrüte düşüldüğünün kabulünün gerektiği Dairemizin ve giderek Yargıtay’ın yerleşmiş uygulamalarındandır.
Hal böyle olunca da davanın niteliğine göre haksız eylemin meydana geldiği tarihten itibaren faize karar verilmek gerekirken, dava dilekçesi ile istenen maddi tazminat miktarına faiz yürütülmesi, ıslahen artırılan bölüm için faize karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/3171, K. 2009/16182, 14 Aralık 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama