İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/4597 K.2010/3114

Davacı, 13.02.1998 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Esas2009/4597Karar2010/3114Tarih22 Mart 2010Okuma5 dk · 982 kelime

KÜNYE

21. Hukuk Dairesi 2009/4597 E., 2010/3114 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
22 Mart 2010
Mahkemesi
Konya 1. İş Mahkemesi
Tarihi
03/03/2009
Numarası
2008/596-2009/110
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

982 kelime·5 dk okuma

Davacı, 13.02.1998 tarihi itibariyle 2926 sayılı Yasa sigortalısı olmadığının tespitine karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.

Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava, Tarım Bağ-kur sigortalılığının 13.02.1998 tarihinde sona erdiğinin tesbiti istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

Davanın yasal dayanağı 2926 sayılı Kanunun 2,6ve 9. maddeleridir. 2926 sayılı Kanunun 2. maddesinde “...Diğer sosyal güvenlik kuruluşları kapsamı dışında kalan ve herhangi bir işverene hizmet akti ile bağlı olmayan tarımsal faaliyette bulunan kimseler ...Tarım Bağ-Kur sigortalısı sayılır.” Sigortalılığın sona ermesini düzenleyen 6. maddesinde ise bu gibilerin sosyal güvenlik kuruluşları kapsamına tabi bir işte çalışmaları halinde çalışmaya başladıkları tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği öngörülmüştür. Bu hükmün içeriğinden ,Tarım Bağ-Kur sigortalılığının 1479 sayılı zorunlu sigortalılık yönünden tali(= ikincil )nitelikte olduğu anlaşılmaktadır.

Davacının 13.02.1998 tarihinden itibaren 1479 SY’ya tabi Bağ-Kur’a kayıt ve tescilinin yapıldığı, bu dönem içinde 13.02.1998-05.08.2005 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu Kurumca bu dönem içinde Bağ-Kur’lu kabul edilerek primleri alındığı , son basamak tarihinin 01.03.2008 olduğu dosya içindeki kayıtlarda açıktır.

Öte yandan Konya 1. İş Mahkemesinin 2007/397 E,2008/158 karar sayılı dosyada davacı ilk prim tarihini takip eden aybaşından itibaren 13.02.1998 tarihine kadar Tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir. Mahkemece davacının 01.03.1995-16.05.2007(dava tarihi) tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur’lu olduğunun tesbitine dair verilen karar 18.03.2008 tarihinde Dairemizce onanmıştır.

Davacı 30.06.2008 tarihli dilekçesi ile yukarıdaki karardan bahisle kendisinin 13.02.1998 tarihinden itibaren 1479 SY’ya tabi zorunlu Bağ-Kur’lu olduğundan Tarım Bağ-Kur tescilinin 01.03.1995-13.02.1998 tarihleri arasında yapılmasını istemiş, Kurum mahkeme kararı doğrultusunda davacının 01.03.1995-16.05.2007 tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur’lu olarak kabul etmiştir. Bu durumda davacının 13.02.1998 tarihinden itibaren çakışan iki sigortalılık oluşmuştur.

Her ne kadar Konya 1. İş Mahkemesinin 2007/397 E,2008/158 karar sayılı davacının 01.03.1995-16.05.2007(dava tarihi) tarihleri arasında Tarım Bağ-Kur’lu olduğunun tesbitine karar verilmişse de bu hükmün konusu itibarı ile iş bu davada kesin hükümden bahsedilemez. Dairemizce onanan mahkeme kararında talebin aşıldığı anlaşılmıştır. Ancak bir an için kesin hükmün öne geçtiği kabul edilse dahi Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı ile Tarım Bağ-Kur sigortalılığı çakıştığında Esnaf Bağ-Kur sigortalılığı öne geçecektir. Bu durumda davacının Tarım Bağ-Kur sigortalılığının, Esnaf Bağ-Kur sigortalılığının başladığı 13.02.1998 tarihinde sona erdiğinin kabulüne karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle temyiz olunan kararın BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.03.2010 gününde oyçokluğuyla karar verildi. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle; yargılama hukuku açısından “dava şartı” ile “kesin hüküm” kavramları üzerinde durulmasında yarar bulunmaktadır.

Dava şartları, mahkemenin davanın esası hakkında yargılamada bulunabilmesi için gerekli olan şartlardır. Diğer bir anlatımla; dava şartları gerçekleşmeden bir davanın esası incelenemez. Mahkeme, hem davanın açıldığı günde, hem de yargılamanın her aşamasında dava şartlarının tamam olup olmadığını kendiliğinden araştırıp, inceler ve bu konuda tarafların istem ve beyanları ile bağlı değildir. Dava şartları dava açılmasından, hüküm verilmesine kadar varolmalıdır.

Dava şartlarından bazıları olumlu (davanın açılması sırasında var olması gerekli); bazıları ise olumsuz (davanın açılması sırasında bulunmaması gereken) şartlardır. Dava şartlarının davanın açıldığı günde bulunmaması yada bu şartlardan birinin yargılama aşamasında ortadan kalktığının öğrenilmesi durumunda davanın mesmu (dinlenebilir) olmadığından reddi gerekir.

Dava konusu uyuşmazlık hakkında bir kesin hüküm bulunuyorsa, aynı konuda, aynı taraflar arasında ve aynı dava sebebine dayanılarak yeni bir dava açılamaz. Kesin hükmün bulunması olumsuz dava şartıdır (HUMK m.237). Kesin hüküm, hem bireyler için hem de Devlet için hukuki durumda bir kararlılık ortaya koyar. Bununla, hukuki güvenirlik ve yargı erkine güven sağlandığından kamu yararı ile doğrudan ilgilidir.

Kesin hüküm adli gerçeği ifade eder. Anayasanın 138. maddesi uyarınca yasama, yürütme organları ile idare, mahkeme kararlarını değiştiremez ve bunların yerine getirilmesini geciktiremez. Kesin hüküm, uyuşmazlığın gelecek için sona ermesini ve böylece hukuki barışın sağlanmasını amaçlamaktadır.

Konya 1. İş Mahkemesinin 2007/397 Esas nolu dosyasında görülen davada davacı ilk prim kesintisinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından kuruma tescilinin yapıldığı 13.02.1998 tarihine kadar 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitini talep etmiş, mahkemece HUMK’un 174. maddesine aykırı olarak talep aşılmak suretiyle 26.02.2008 tarihli kararla davacının 1.31995-16.5.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiş, davalı SGK Başkanlığınca karar temyiz edildiği halde Dairemizce maddi hata sonucu talebin aşıldığı göz ardı edilerek mahkeme kararı 18.3.2008 tarihinde onanmıştır.

Davacı 17.10.2008 tarihinde açtığı bu dava ile o davada 2926 sayılı Yasa’ya tabi olduğunun tespitine karar verilen sürede 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğunu bildirerek, 26.02.2008 tarihli mahkeme kararının talep aşılmak suretiyle verildiği, çifte sigortalılık oluştuğunu bildirerek 13.02.1998 tarihinden sonra 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olmadığının tespitine karar verilmesini istenmektedir.

Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 13.2.1998 tarihinden itibaren halen devam eder şekilde 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu anlaşılmaktadır.

Somut olayda davacının Konya 1.İş Mahkemesinin Dairemizce onanmak suretiyle kesinleşen kararı ile 1.3.1995-16.5.2007 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu konusunda kesin hüküm bulunmakta olup açılan bu davanın mahkemece kesin hüküm nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar doğru olup "ONANMASI" görüşünde olduğumdan Sayın Çoğunluğun çakışan sigortalılık oluştuğundan davanın kabul edilmesi gerekçesiyle mahkemece kararının bozulması yönündeki kararına katılmıyorum.

Ancak İş mahkemelerinden verilen kararlar ve buna bağlı Yargıtay ilamına karşı karar düzeltme yolu bulunmamaktadır. Ne var ki; Yargıtay onama ve bozma kararlarında maddi yanılgı bulunması halinde usuli kazanılmış haktan söz edilemeyeceği, giderek maddi yanılgının düzeltilmesi gerektiği Yargıtay'ın oturmuş ve yerleşmiş içtihatlarındandır.

Konya 1.İş Mahkemesinin 2007/397 Esas nolu dosyasında davacı 13.2.1998 tarihine kadar tespit talep ettiği halde mahkemece talep aşılıp davacının 16.2.2007 tarihine kadar sigortalı olduğunun tespite karar verildiğinden karar davalı Kurumca temyiz edildiği halde kamu düzenine ilişkin bu husus maddi hata sonucu göz ardı edilerek karar onandığından davacının o davada dilekçe vererek maddi hatanın düzeltilmesini talep etmek suretiyle Dairemizce yapılan maddi hatanın düzeltilebilmesi ve oluşan çifte sigortalılığın giderilebilmesi mümkündür.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/4597, K. 2010/3114, 22 Mart 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/4597
Karar No
2010/3114
Tarih
22 Mart 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2009/4598 K.2010/3917
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/4598 K.2010/1323
  • Yargıtay 7. Hukuk Dairesi E.2009/4598 K.2010/1787
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/4599 K.2010/3111
  • Yargıtay 2. Ceza Dairesi E.2009/4600 K.2010/8002
  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/4601 K.2010/3402

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.