KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/4811 E., 2010/4458 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
652 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden ... maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre, davalının tüm davacıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir
Mahkemece davacı eş ... Kurtarın maddi tazminat istemini kabulüne, çocuk ... Kurtarın maddi tazmiant isteminin reddi ile davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiştir
Davacılar murisi ... ... ve işçi ... Küngür çalıştıkları davalı şirketin deposunda bilinmeyen kişilerce kafalarına sıkılan kurşunla öldürüldükleri iş kazası olayında işçinin kusurunun bulunmadığı davalı işverenin %40 ve öldürme eylemini gerçekleştirenlerin %60 oranında kusurlu bulundukları dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı , olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı eş ... için 35.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken 20.000,00 TL sına hükmedilmesi ve manevi tazminat davalarında avukatlık ücreti hesaplanırken davanın kısmen reddi durumunda, karşı taraf vekili yararına karar tarihinde yürürülükte olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin üçüncü kısmına göre hükmedilecek ücret, davacı vekili lehine belirlenen ücreti geçemeyeceği gözetilmeden davacılar aleyhine fazla avukatlık ücretine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/4811, K. 2010/4458, 19 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama