KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/7532 E., 2010/5654 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (...) Mahkemesi
Karar Metni
529 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, ... kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere ve hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı ... verenin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Uyuşmazlık davacı sigortalının davalı işverenin işyerinde meydana gelen ... kazasında % 0 oranında sürekli ... göremezliğe uğraması nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı 1.000.00 TL,maddi, 10.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren faiziyle tahsilini istemiştir.
Mahkemece maddi tazminatın reddine , 10.000.00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faiziyle tahsiline karar verilmiş, karar davalı ... veren vekilince temyiz edilmiştir.
Olay tarihinde davalı işverene ait işyerinde çalışırken ... kazası geçiren davacının % 0 oranında sürekli ... göremezliğe uğradığı, olayda davacı işcinin kusursuz , davalı işverenin % 70 oranında kusurlu bulunduğu ,%30 oranında da kaçınılmazlık olduğu dosya içeriğinden ve bilirkişi raporlarından anlaşılmaktadır.
BK'nun 47 maddesinde hâkimin, bedensel bütünlüğün zedelenmesi halinde olayın özelliklerini göz önünde tutarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Olayın özelliklerinin neler olduğu konu ile ilgili 22.6.1966, 7/7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebileceğinden hâkimin kararında bunları objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Manevi tazminatın miktarını belirleme görevi hâkimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilecek manevi tazminat tutarının uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan acıyı hafifletici nitelikte olması, zarara uğrayanda bir huzur duygusu oluşturmalı,niteliği gereği bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinerek zarar uğrayan için bir zenginleşme aracı olmamalıdır.
Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, ülkenin ekonomik koşulları, paranın satın alma gücü, tarafların kusuru,özellikle kazaya uğrayan işçinin ... göremezlik oranı ve yaşı, olayın ağırlığı ve tarihi davacıda yaratılan elem ve üzüntü gibi diğer özelliklerde gözetildiğinde maluliyete uğramayan davacı için 8.000.00 TL 'na hükmedilmesine gerekirken 10.000.00 TL.'sına hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. Ne varki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı HUMK’nun 438/7.maddesi gereği düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/7532, K. 2010/5654, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama