İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/7586 K.2010/5656

Davacı, Sosyal Destek ödemesi nedeniyle borç çıkarılması ve bu nedenle aylığından kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar…

Esas2009/7586Karar2010/5656Tarih13 Mayıs 2010Okuma4 dk · 746 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/7586 E., 2010/5656 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
13 Mayıs 2010
Mahkemesi
... Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

746 kelime·4 dk okuma·1 bölüm

Davacı, Sosyal Destek ödemesi nedeniyle borç çıkarılması ve bu nedenle aylığından kesinti yapılmasına ilişkin işlemin iptali ile yapılan kesintilerin iadesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı vekili ,1479 sayılı Yasa kapsamında kurumdan yaşlılık aylığı ve Ocak 2003 tarihli düzenleme ile Sosyal Destek Ödemesi alan davacının müteveffa eşi ... den aldığı ölüm aylığına da kurumun hatalı işlemi sonucu Sosyal Destek Ödemesi tahakkuk ettirildiğini,daha sonra birden fazla Sosyal Destek Ödemesi alınamayacağından bahisle yersiz ödenen miktarın talep edildiğini belirterek, kurumun hatalı işlemi ile ödediği miktarla borçlu bulunmadığının tesbitini talep etmiştir.

Mahkemece sebepsiz zenginleşmede iade ile sorumlu tutulabilmek için kötüniyet gerektiğine dayanılarak davanın kabulüne,davacının yersiz yapılan ödeme nedeni ile kurumu yanıltacak hareketi bulunmadığı, günümüz ekonomik koşullarında yaşlılık aylıklarını tüketerek kıtı kıtına geçinen kimselerden olduğu gerekçesi ile kuruma borcu bulunmadığının tesbitine karar verilmiştir.

Davacının kurumdan yaşlılık aylığı ve Sosyal Destek Ödemesi ve ölüm aylığı ile birlikte ikinci bir Sosyal Destek Ödemesi aldığı tartışma konusu değildir. Uyuşmazlık konusu olan, davacının iade ile yükümlü tutulup tutulamayacağı konusudur.

Mahkeme kararı ile iade için kötüniyet gerektiği davacının ise sebepsiz zenginleşme için kötüniyetli hareketi bulunmadığı, kurumu yanıltmadığı gerekçesine dayanılmış ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamıştır.

Davanın yasal dayanağı 5510 sayılı Yasanın 96.maddesidir.Bu madde de “Kurumca ... verenlere,sigortalılara isteğe bağlı sigortalılara gelir veya aylık almakta olanlara ve bunların hak sahiplerine ,genel sağlık sigortalılarına ve bunların bakmakla yükümlü olduğu kişilere fazla veya yersiz olarak yapıldığı tesbit edilen her türlü ödemeler ;

a)Kasıtlı veya kusurlu davranışlardan doğmuşsa hatalı işlemin tesbit tarihinden geriye doğru en fazla on yıllık sürede yapılan ödemeler,bu ödemelerin yapıldığı tarihlerden

b)Kurumun hatalı işlemlerinden kaynaklanmışsa hatalı işlemin tesbit tarihinden geriye doğru en fazla beş yıllık sürede yapılan ödemeler toplamı, ilgiliye tebliğ edildiği tarihten itibaren 3 ay içinde yapılacak ödemelerde faizsiz üç aylık sürenin dolduğu tarihten sonra yapılacak ödemelerde ise bu sürenin sonundan itibaren hesaplanacak kanuni faizi ile birlikte genel hükümlere göre tahsil edilir hükmünü içermektedir.

Öte yandan Sebepsiz Zenginleşmeyi düzenleyen Borçlar Kanununun 61 maddesinde “Haklı bir sebep olmaksızın aharın zararına mal iktisap eden kimse,onu iadeye mecburdur. Hususiyle muteber olmayan veya tahakkuk etmemiş bir sebebe yahut vucudu nihayet bulmuş olan bir sebebe müsteniden ahzolunan şeyin iadesi lazımdır” hükmünü içermekte olup sebepsiz zenginleşme için kötüniyet koşulu aranmamıştır.

BK.nun 63. maddesinde, haksız olarak bir şeyi iktisap eden kimsenin onun istirdadı zamanında elinden çıkmış olduğu miktar nisbetinde red ve iade ile mükellef olmadığı, ancak o şeyi elinde bulunduran kişinin kötü niyetle elden çıkarması ya da elden çıkarırken sonradan iade edeceğini biliyor ise geri vermek zorunda olduğu bildirilmiştir. Kendisine ödeme yapılan kimse bu ödemeden dolayı bir yarar sağlamışsa, bunu elinden çıkmış bir sarfiyat olarak düşünmemek gerekir. Buradaki elden çıkmış olma sözleri yararlanma dışındaki durumları ifade eder. Davacı almış olduğu paranın yararlanma dışında elinden çıkmış olduğunu isbat edememiştir. Hal böyle olunca, dava konusu edilen yersiz ödenen aylık miktarını iade ile mükelleftir.

Kaldı ki, Borçlar Kanunu, iade borcunun kapsamını, zenginleşmenin iyi veya kötü niyetli olmasına göre farklı çözüm getirmiştir. Haksız zenginleşen, zenginleşmeyi kötü niyetle elden çıkarmış ise iade zamanında mevcut olan zenginleşmeyi değil elden çıkardığı zenginleşmenin tamamını iade ile yükümlendirilmiştir.

Zenginleşmenin iyiniyetli sayılıp sayılmayacağı MK.nun 3. maddesi hükmüne göre belirlenecektir Haksız zenginleşen elde ettiği yararın geçerli bir sebebe dayanmadığını iade ile yükümlü olduğunu biliyor veya bilebilecek durumda ise iyiniyetli sayılmayacaktır. Bu bağlamda, kural olarak zenginleşenin kötü niyetli olduğunu iddia eden iade alacaklısı bu iddiasını kanıtlamakla yükümlüdür.

Ancak, olayın özellikleri zenginleşmenin iyiniyetle olmadığını açıkça gösteriyor ise bu iddia ispat edilmiş sayılmalıdır. HGK 16.06.1987 gün ve 1987/68-618 sayılı kararı da aynı yöndedir.

Davacı yaşlılık ve ölüm aylığı ile birlikte birden fazla aldığı Sosyal Destek Ödemesini iade ile yükümlü olduğunu bilebilecek durumdadır. Ayrıca günümüz ekonomik koşullarında kurumdan iki aylığı aynı anda alan bir şahısın kıtı kıtına geçinen bir kimse olduğunu da kabul etmek mümkün bulunmamaktadır.

Görüldüğü üzere gerek 5510 sayılı Yasa'nın 96.maddesi gerekse BK63.maddesi uyarınca davacı yaşlılık ve ölüm aylığı ile birlikte birden fazla aldığı Sosyal Destek Ödemesini iade ile yükümlü olduğundan mahkemece 5510 sayılı Yasa'nın 96/b bendi uyarınca iade ile yükümlü olduğu miktar tesbit olunarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken aksine düşüncelerle davacıya borç çıkarılmasına ve bu nedenle aylıkların kesilmesine ilişkin kurum işleminin iptaline karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirir.

O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,13.5.2010 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/7586, K. 2010/5656, 13 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/7586
Karar No
2010/5656
Tarih
13 Mayıs 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/7586 K.2010/9603
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/7587 K.2010/6016
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/7591 K.2010/3469
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/7592 K.2010/10182
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2009/7594 K.2010/3527
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/7598 K.2010/9977

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.