KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8431 E., 2009/12387 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Ekim 2009
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
451 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı,iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, mahkemenin yetkisizliğine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava nitelikçe iş kazası sonucu zarara uğrayan sigortalının maddi tazminat istemine ilişkindir. Mahkemece dava dilekçesinin yetki yönünden reddine karar verilmiştir. Dosyadaki kayıt ve belgelerden, SSK müfettişinin 29.8.2007 tarihli raporundan davacının davalı ...Elektrik Dağıtım AŞ ‘nin Manisa İl Müdürlüğü’ne bağlı Salihli İlçe İşletme Müdürlüğünde çalışırken Salihli ilçesine bağlı Adala Kasabasında elektrik direğinde tamirat yaparken beline bağladığı kemerin kopmasıyla 7 metreden düşerek yaralandığı anlaŞılmaktadır
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 5. maddesinde "İş Mahkemelerinde açılacak her dava, açıldığı tarihte dava olunanın Türk Medeni Kanunu gereğince ikâmetgahı sayılan yer mahkemesinde bakılabileceği gibi işçinin işini yaptığı işyeri için yetkili mahkemede de bakılabilir.
Bunlara aykırı sözleşmeler muteber sayılmaz" hükmü öngörülmüştür.Görülüyor ki madde de önce davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılacağına ilişkin HUMK.'nun 9. maddesindeki genel kural tekrarlanmış, bununla yetinilmeyerek davanın işçinin işini yaptığı işyerinin bulunduğu yer İş Mahkemesinin de yetkili olduğu hükme bağlanmıştır.
İşçiyi korumak ve kolaylık sağlamak amacıyla düzenlenen bu özel yetki kuralı uyarınca sigortalı işçi (veya işveren) seçimlik hakka sahip bulunmakta, davayı dilerse davalının yerleşim yerinde, dilerse işini yaptığı işyerinin bulunduğu yer mahkemesinde açabilmektedir.
5521 sayılı Yasa’nın 15. maddesinde ise bu Kanunda sarahat bulunmayan hallerde Hukuk Muhakemeleri Usulü Kanunu hükümlerinin uygulanacağı bildirilmiştir. Genel yetki kuralı dışında düzenleme öngörülmemiş olması karşısında, HUMK’da yer verilen özel yetkiye ilişkin düzenlemelerin İş Mahkemelerinin yetkisinin belirlenmesinde dikkate alınması gerekmektedir. Bütün bunların dışında H.U.M.K 21 maddesine göre haksız fiilden kaynaklanan olayın vuku bulduğu mahal mahkemesinde açılması da mümkündür.
Öte yandan yetki itirazı yetki kuralının kamu düzenine ilişkin olmadığı davalarda HUMK.’nun 187/2. maddesinde yazılı olduğu üzere ilk itirazlardandır. İlk itirazlar davanın görülmesine engel olan sebeplerdir. Davanın başında ve kanunen öngörülen süre içerisinde ileri sürülmeleri gerekir. Süresi içerisinde ileri sürülmedikçe mahkemece dikkate alınamazlar.
Yetkisiz mahkemede dava açılmış olsa bile esasa cevap süresi içinde yetki itirazında bulunulmamış ise taraflar arasında davanın açıldığı mahkemede görülmesi doğrultusunda zımni bir sözleşme olduğunun kabulü gerekir.
Somut olayda davalı cevap dilekçesi ile süresi içerisinde yetki itirazının bulunmuş ise de dilekçesinde işin yapıldığı yerin işletme müdürlüğünün bağlı bulunduğu Manisa veya işin yapıldığı yer olan Salihli mahal mahkemelerinin yetkili olduğunu belirterek yetkili yer mahkemesini kesin olarak belirtmeksizin iki ayrı mahkemeyi terditli olarak göstermesi yasaya uygun olmadığından, usule uygun olmayan yetki itirazının reddi yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olmuştur.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/8431, K. 2009/12387, 8 Ekim 2009 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama