KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/8531 E., 2010/6192 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 31 Mayıs 2010
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
Karar Metni
308 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalı işveren nezdinde 22.08.2002-13.5.2004 tarihleri arası çalıştığının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, davalı işyerinde 22.8.2002-13.5.2004 tarihleri arasında aralıksız çalıştığının tespitini istemiştir
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının davalı işyerinde 14.8.2003-12.3.2004 tarihleri arasında çalıştığının tespitine karar verilmiştir.
Kural olarak, davayı kaybeden taraf yargılama giderleri ve avukatlık ücretinden sorumludur. Davada iki taraftan her biri kısmen haklı çıkarsa, mahkemenin yargılama giderini taraflar arasında paylaştırması gerekir (HUMK. md. 417). Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3. maddesinde ise müteselsilen sorumlu olanlar aleyhine açılan davanın reddinde ret sebebi ortak olan davalılar lehine tek avukatlık ücretine hükmedileceği bildirilmiştir. Öte yandan müteselsilen sorumlu olan davalılara karşı açılan davanın kabul edilmesi halinde davalılar yargılama giderleri ile avukatlık ücretinden davacıya karşı müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.
Somut olayda hizmet tespiti davasının kısmen kabulüne karar verildiği halde ret nedeniyle hüküm altına alınan avukatlık ücretinin tümünün davalı Kuruma verilmesine karar verilerek davalı işveren yararına avukatlık ücretine hükmedilmemesi ayrıca davacı yararına hükmedilen avukatlık ücretininde yalnızca davalı Kurumdan alınmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hüküm bozulmamalı, HUMK.’nun 438/7. maddesi gereğince düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/8531, K. 2010/6192, 31 Mayıs 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama