İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /21. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 21. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2009/9850 K.2010/7170

Davacı, 25.02.2008 tarih ve 9787 sayılı işleminin iptali ile talep tarihinden ölüm aylığı bağlanmasına talebin red tarihinden itibaren ölüm aylıklarının işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği…

Esas2009/9850Karar2010/7170Tarih21 Haziran 2010Okuma6 dk · 1.282 kelime

KÜNYE

(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2009/9850 E., 2010/7170 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
21 Haziran 2010
Mahkemesi
Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.282 kelime·6 dk okuma·1 bölüm

Davacı, 25.02.2008 tarih ve 9787 sayılı işleminin iptali ile talep tarihinden ölüm aylığı bağlanmasına talebin red tarihinden itibaren ölüm aylıklarının işleyecek faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

KARAR

Davacı, davalı ...’un 25.02.2008 tarihli işleminin iptaliyle, murisi ...'dan dolayı ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş ise de, bu sonuç usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.

Davacının murisi Kazım Hopayılmaz, vergi kaydına dayalı olarak 24.12.1993-30.11.1994 tarihleri arasında esnaf ... sigortalısı olup 12.05.1996 tarihinde ölümünden sonra mirasçılarının ölüm aylığı talebinin reddi üzerine ölüm toptan ödemesi olarak primleri mirascıları tarafından geri alınmıştır.

Davacı, 19.12.2007tarihli dilekçesi ile murisi ...'ın 22.11.1957-22.11.1959 tarihleri arasında yaptığı askerlik süresini borçlanma talebinde bulunmuş, Kurum tarafından murisin ödemiş olduğu primleri ölüm toptan ödemesi olarak geri alması nedeni ile ... sigortalılığı bulunmadığı gerekçesiyle davacının murisine ait askerlik borçlanması talebi reddedilmiş ,davacı tarafından askerlik borçlanma bedeli Kurum Banka Hesabına 25.01.2008 tarihinde yatırılmış,davacı vekilinin son celse geçmiş hizmetlerin ihyasına ilişkin talebi ise mahkemece değerlendirilmemiştir.

1479 sayılı Yasa'nın 39. maddesinde yaşlılık sigortasından toptan ödeme ve hizmet ihyası düzenlenmiş olup, ölüme bağlı toptan ödeme ve ihya ile ilgili bir düzenleme bulunmamaktadır.

01.10.2008 tarihinde yürürlüğe giren 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu’nun 36. maddesine göre, 4. maddenin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar ile bu Yasa’ya göre ilk defa aynı maddenin birinci fıkrasının (c) bendi kapsamında sigortalı olanlardan ölen sigortalıların hak sahiplerine ölüm aylığı bağlanamaması durumunda, ölüm tarihi esas alınmak kaydıyla 31. maddenin birinci fıkrasına göre hesaplanan tutar, 34. madde hükümleri dikkate alınarak hak sahiplerine toptan ödeme şeklinde verilir.

Hak sahiplerine yapılacak toptan ödemenin toplamı, sigortalıya yapılacak toptan ödeme tutarını geçemez. Bu sınırın aşılmaması için gerekirse hak sahiplerinin hisselerinden orantılı olarak indirim yapılır. Toptan ödeme yapıldıktan sonra artan tutar olursa sigortalının ölümünden sonra doğan veya soy bağı düzeltilen veya babalığı hükme bağlanan çocuklarına da bu madde hükümlerine göre toptan ödeme yapılır.

Bu Yasa’ya göre toptan ödeme yapılarak tasfiye edilmiş süreler, borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri birleştirilerek ya da sonradan hizmet tespiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli prim ödeme gün sayısının tamamlanması halinde, hak sahiplerinin yazılı isteği üzerine 31. maddenin ikinci fıkrasına göre ihya edilir.

Yukarıdaki süreler, ihya edilen süreye ilişkin tutar dahil her türlü borçların ödendiği tarihi takip eden ay başı itibarıyla bu Yasa’ya göre aylık bağlanmasında dikkate alınır.

5510 sayılı Yasa’nın Geçici 5. maddesinde ise, toptan ödeme ve ihya geçiş hükümleri düzenlenmiş olup, anılan madde gereğince, bu Yasa’nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için bu Yasa’ya göre yapılacak toptan ödemelerin, bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önceki hizmet sürelerine ait bölümü, bu Yasa ile bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan ilgili yasa hükümlerine göre bu Yasa’nın yürürlük tarihi itibarıyla hesaplanarak, bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarih ile toptan ödemenin yapılmasına ilişkin yazılı istek tarihine kadar geçen yıllar için her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan tutar, bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten sonraki süreler için bu Yasa’ya göre hesaplanan toptan ödeme tutarına ilâve edilerek ödenir.

Bu Yasa’nın 4. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentleri kapsamındaki sigortalılar için bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarihten önce toptan ödeme yapılarak tasfiye edilen hizmetlerin 31., 36. ve 41. maddelere göre ihyasında veya borçlanılmasında, bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla bu Yasa ile bazı maddeleri yürürlükten kaldırılan ilgili Yasa hükümlerine göre hesaplanan tutarı, bu Yasa’nın yürürlüğe girdiği tarih ile ihya talebine ilişkin yazılı istek tarihi arasında geçen yıllar için, her yılın güncelleme katsayısı ile çarpılarak bulunan değeri dikkate alınır.

Sigortalının yararlanabildiği ihya hükümlerinden hak sahipleri de yararlanabileceğinden, 5510 sayılı Yasa’nın 36. maddesine göre, davacı, murisinin toptan ödeme yapılarak tasfiye edilmiş sürelerini, borçlanılarak veya yurt dışı hizmetleri birleştirilerek ya da sonradan hizmet tesbiti nedeniyle hak kazanılan sürelerin eklenmesi suretiyle ölüm sigortasından yararlanmak için gerekli prim ödeme gün sayısının tamamlanması halinde, yazılı istekte bulunarak ihya edebilir.

Öte yandan, 1479 sayılı ... Kanunu’nun ölüm aylığı şartlarını düzenleyen 41. maddesinde “üç tam yıl” sigortalılık koşulu, 04.10.2000 tarihli 619 sayılı Kanun Hükmünde Kararname ile “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş, anılan Kararname Anayasa Mahkemesi’nin 26.10.2000 tarihli kararı ile iptal edilmiş, iptal hükmü 08.08.2001 tarihinde yürürlüğe girdikten sonra, 24.07.2003 kabul tarihli 4956 sayılı Yasa, 02.08.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.

Anılan Yasa’nın 21. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (d) bentlerinde yazılı olan “üç tam yıl” ibareleri “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş olup, Yasa’nın yürürlüğüne ilişkin 57. maddesinin (b) bendinde “yasanın diğer hükümlerinin 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceği” açıkça hükme bağlanmıştır.

1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesini değiştiren 21. maddesi 08.08.2001 tarihinden itibaren yürürlüğe girecek maddeler içinde yer almaktadır.

Ne var ki, Anayasa Mahkemesi’nin 24.06.2004 gün ve 2004/18-89 sayılı kararı ile ölüm aylığına hak kazanma şartını 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere “beş tam yıl” olarak düzenleyen 4956 sayılı Yasa’nın yürürlük tarihine ilişkin 57. maddesinin (b) bendinin, 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesinin birinci fıkrasının, 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile değiştirilen (a) bendi yönünden Anayasa’ya aykırı olduğuna ve iptaline karar verilmiş, iptal kararı Resmi Gazete’de yayımlandığı 23.11.2004 tarihinden başlayarak altı ay sonra 23.05.2005 tarihinde yürürlüğe girmiştir.

İptal kararının yürürlüğe girmesinden sonra Yasa koyucu tarafından son olarak 02.07.2005 tarih ve 5389 sayılı Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un 4. maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın yürürlüğe ilişkin 57. maddesinin (a) bendine “1479 sayılı Kanunun 7. maddesinin, ikinci fıkrası, 19” ibaresinden sonra gelmek üzere “21”, ibaresi eklenmiş ve aynı Yasa’nın yürürlüğe dair 5. maddesinde, anılan 4. maddenin 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe gireceğini düzenlenmiştir.

Kural olarak yasalar, yürürlüğe girdikleri andan itibaren hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar ve yürürlükte oldukları dönemdeki uyuşmazlıklara ve görülmekte olan davalara uygulanır.

Ne var ki, yasaların yürürlük tarihinden önceki olaylara da uygulanacağı yönünde açık hüküm bulunması veya öğreti ile Yargıtay uygulamasında kabul edilmiş olan istisnalardan birinin varlığı halinde henüz kesinleşmemiş uyuşmazlıklara da yeni yasa uygulanır. sosyal güvenlik, sosyal hukuk devleti kavramının temel unsurlarındandır.

Sosyal güvenliğin varlık amacı, tehlikeye ve yoksulluğa düşen birey için asgari bir güvence sağlamaktır. Davaya konu uyuşmazlığın yasal dayanağını oluşturan düzenlemeler, sosyal güvenlik mevzuatı içinde yer aldıklarından, uyuşmazlığın çözümünde sosyal güvenlik hukukunun ilkeleri de gözetilmelidir. Sosyal güvenlik alanında oluşturulacak tüm kuralların, özde sosyal hukuk devleti anlayışına uygun olması zorunludur.

Sosyal güvenliğin tanımlanan niteliği dikkate alındığında, “beş tam yıl” sigortalılık koşulu yönünden, 4956 sayılı Yasa’nın 21. maddesi ile 1479 sayılı Yasa’nın 41. maddesindeki “üç tam yıl” ibareleri “beş tam yıl” olarak değiştirilmiş ve yürürlüğe ilişkin 57. maddesi ile bu hükmün 08.08.2001 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği ve ayrıca 5389 sayılı Kanunun 4. maddesi ile 4956 sayılı Yasa’nın 57. maddesinin (a) bendine “21” ibaresinin eklenmesi ile “beş tam yıl” düzenlemesinin,

5389 sayılı Yasa’nın 4. maddesi ile 02.08.2003 tarihinden geçerli olmak üzere yayımı tarihinde yürürlüğe girdiği açıktır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 24.12.2008 gün ve E:2008/21-787, K:2008/786 sayılı kararı).

Somut olayda, davacının murisinin 12.05.1996 olan ölüm tarihi itibariyle ölüm aylığı bağlanabilmesi için “üç tam yıl” sigortalılık süresi şartı yürürlüktedir.

Mahkemece yapılacak iş, murisin ölüm toptan ödemesi olarak geri alınmış olan 363 günlük esnaf ... sigortalılığını 5510 sayılı Yasa’nın 36. ve Geçici 5. maddelerine göre ihya ettirmek için Kuruma başvuruda bulunması, giderek dava açması yönünde davacıya süre vermek ve ihya davası bu dava için bekletici mesele yapılarak , askerlik hizmet borçlanması için yatırılan miktarın karşılığı da Kurumdan sorulduktan sonra oluşacak sonucuna göre karar vermekten ibarettir.

Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın yazılı şekilde davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 21.06.2010 gününde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2009/9850, K. 2010/7170, 21 Haziran 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
21. Hukuk Dairesi
Esas No
2009/9850
Karar No
2010/7170
Tarih
21 Haziran 2010

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/9850 K.2010/12044
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9851 K.2010/4952
  • Yargıtay 2. Hukuk Dairesi E.2009/9852 K.2010/12046
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9853 K.2010/4953
  • Yargıtay 17. Hukuk Dairesi E.2009/9854 K.2010/5241
  • Yargıtay 19. Hukuk Dairesi E.2009/9854 K.2010/6828

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.