KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10422 E., 2010/12719 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- Asliye Hukuk (İş) Mahkemesi
Karar Metni
463 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, çakışan zorunlu SSK sigortalılığı dışında tescil tarihinden itibaren Tarım ... sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava,davacının 506 sayılı Yasaya tabi sigortalılık süresi dışında tescil tarihinden itibaren Tarım ... sigortalılığının geçerli olduğunun tespitine ilişkindir.. Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairemizce eksik araştırma ile sonuca varıldığı gerekçesiyle bozulmuştur.Mahkemece, bozma kararına uyularak davanın kabulüne karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra,
2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.(Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 14.02.2007 gün ve E:2007/21-73, K:2007/71. 11.07.2007 gün ve E:2007/21-543, K:2007/541 sayılı kararları).
Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının davalı Kurumca resen 1.4.1988 tarihi itibariyle Tarım ... sigortalısı olarak tescil edildiği, 1988 yılında 16 gün 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli sigortalı olduğu, 24.4.2006 tarihinde verdiği dilekçe ile gelirinin 16 yaşından küçük sigortalılara ödenen asgari ücret tutarından az olduğunu ileri sürerek sigortalılığının iptalini istediğinden davalı Kurumca sigortalılığının tescil tarihi itibariyle iptal edildiği, 2004 yılından itibaren ziraat odasına kayıtlı olduğu, bunun dışında başkaca bir zirai kurum ve kuruluşta kaydının bulunmadığı,
1988 yılındaki 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli sigortalılığının sona ermesinden itibaren 1988 yılında başlayıp devam eden bir zirai kaydının bulunmadığı, 1988 yılındaki 506 sayılı Yasaya tabi kısa süreli sigortalılığın sona ermesinden sonra tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin ispat edilemediği anlaşılmaktadır.
Öte yandan HUMK’nun 389.maddesi hükmü gereği, hükmün taraflara yükletilen ödevlerin ve bahşedilen hakların hiçbir kuşku ve tereddüdü gerektirmeyecek şekilde çok açık ve infaz edilebilir (İİK.24.mad) nitelikte olması gerekir.Mahkemece verilen kararda davacının hangi tarihler arasında Tarım ... sigortalısı olduğunun açıkça yazılmayarak infazda tereddüt uyandıracak şekilde hüküm kurulmuş olması da kabul şekli bakımından hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10422, K. 2010/12719, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama