KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/10816 E., 2012/6081 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Nisan 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
428 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacılar murisinin, 09.05.2003. tarihinde geçirdiği trafik kazasının iş kazası olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacılar vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 435/2. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava, davacılar murisinin ölümü ile sonuçlanan zararlandırıcı olayın iş kazası olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davacılar murisinin davalı işverenin yanında çalıştığına ilişkin net bir kanıya ulaşılamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; kazalının olay anında kullandığı ... plaka sayılı motosikletin davalı işveren ... üzerine tescilli olduğu, işyerinde müşterilerin siparişlerinin götürülmesi amacı ile kullanıldığı anlaşılmaktadır.Davacı tanığı ...'ın kendisinin ...'de çalıştığını, kazalıyı tanıdığını, davalının lokantasını görmediğini, kazalının kendilerinin çalıştığı yerde çalışan dayısının yanına gelip gittiğini, oraya geldiğinde ...
Sofrasında fırıncı olarak çalıştığını söylediğini, kazanın oluş şeklini bilmediğini, motosikletle paket servisi yaparken kaza yapıp öldüğünü duyduğunu beyan etmiş, davalı tanığı ...'in de kendisinin davalının işyerinde 2002 yılından beri çalıştığını, kazalının davalının işyerinde çalışmadığını, davalının bu işyerini ...'ndan devir aldığını, ilk malikin yanında kazalı ile birlikte çalıştıklarını, kazalının davalının yanında hiç çalışmadığını, kazalının işyerinde çalışan ... ile birlikte bekar odasında kaldığını, ...'nun işçi olarak çalıştığını, beraber ehliyet kursuna gittiklerini, ... ile birlikte siparişe gittiklerini,
Halil’in siparişi verirken kazalının motoru ondan habersiz kullandığını ve kazanın meydana geldiğini beyan etmiştir. Davacılar murisinin birlikte siparişe çıktığı iddia edilen ...'nun davalı işyerine ait 2003/2. dönem bordrosunda çalışması görülmemektedir. Dolayısıyla işyerinde sigortasız işçi çalıştırıldığına karinedir.
Ayrıca bordro tanığı ... "...'nun işçi olarak çalıştığı, birlikte siparişe gittikleri ...’in siparişi verirken kazalının motoru ondan habersiz kullandığı ve kazanın meydana geldiğine" ilişkin beyanda bulunmuş olup, kazalının birlikte yola çıktığı arkadaşını sipariş verirken orada bırakıp motorsikleti alıp kaçması hayatın olağan akışına aykırıdır.
Tüm bunlardan davacılar murisinin davalı işverene ait işyerinde sigortasız çalıştırıldığı anlaşılmaktadır.Söz konusu ölüm olayı, yürütülen iş yerine ait araç ile yapılan iş sırasında ve iş süresi içerisinde gerçekleştiğinden iş kazasıdır.
Yapılacak iş; davacıların murisinin iş yerine ait araç ile 9.5.2003 tarihinde geçirdiği trafik kazası neticesi ölmesi olayının iş kazası olduğuna karar vermekten ibarettir. Mahkemece bu hususlar göz önünde bulundurulmaksızın eksik inceleme ve araştırma sonucu yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davacıların bu yönlere ilişkin temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/10816, K. 2012/6081, 16 Nisan 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama