KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/13259 E., 2012/10420 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Haziran 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
619 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, davalılardan işverene ait işyerinde geçen çalışmalarının tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalılar vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Dava, davacının 1.12.2001-31.8.2006 tarihleri arasında davalı işverene ait iş yerinde geçen ve Kuruma bildirilmeyen çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, istemin kabulü ile davacının 1.12.2001-31.8.2006 tarihleri arasında 502 günlük eksik bildirilen sürenin tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Dosya içeriğinden, davacının çalışmaları ile ilgili Kuruma bildirimlerin 4.8.2003 tarihinde başlayıp 31.8.2006 tarihine kadar ayda 30 gün üzerinden çalışma sürelerinin tam olarak bildirildiği iş yeri dönem bordrolarının Kuruma verildiği, dinlenen davacı bordro tanığı ... ...
2001 yılı Temmuz ayında davalı işyerinde muhasebeci olark çalışmaya başladığında davacının bu yerde kendisinden önce işe girmiş olduğunu işverenin talimatı ile bildirimlerin 2003 yılı Ağustos ayından itibaren başlatıldığını diğer davacı bordro tanığı ... da davacınnı 2001 yılında ameliyat hemşiresi olarak işe başladığını işten çıkarıldığı 2006 yılına kadar aralıksız çalıştığını bildirirken davalı bordro tanığı olarak dinlenen ...,
... ... ise davacınnı 2003 yılında ameliyathane hemşiresi olarak işe başladığını mahkemece kamu tanığı olarak belirlenen tanıklar ...,... ise yeminli ifadelerinde davacınnı davalı işyerinde 2003 yılında çalışmaya başladığını bildirmişlerdir.
506 sayılı Yasanın 79/10. maddesinde, bu tür hizmet tespit davasının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında, resmi belge veya yazılI delillerin bulunması, sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olur. Ne varki bu tür kanıtlar salt bu nedene dayanarak istemin reddine neden olmaz; aksi durumun ispatı olanaklıdır. Somut bilgilere dayanması inandırıcı olmaları koşuluyla, Kuruma bildirilen dönem bordro tanıkları ve komşu işyerinin kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür.
Mahkemenin bu tür davaların kişilerin sosyal güvenliğine ilişkin olması ve kamu düzenini ilgilendirdiğini göz önünde tutarak gerektiğinde; doğrudan soruşturmayı genişletmek suretiyle ve olabildiğince delilleri toplaması gerekmektedir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan sonuca gidildiği ortadadır.
Gerçekten ifadesi hükme dayanak alınan davacı bordro tanıklarından ..., ...'ın ihtilaflı dönemin tamamında bildirmlerinin olmadığı ve davacının kendilerinden önce işe girdiğini beyan ettikleri, ihtilaflı dönemin tamamında bildirimi bulunan ...'ün ise davacının işe giriş ve çıkış tarihlerini bilmediğini beyan ettiği, bu durumda tanık ifadeleri davacı iddiasını doğrularken,
davalı bordro tanıkları ve mahkemece resen tespit edilen kamu tanıkları davalı işveren dolayısıyla Kuruma bildirilen süreleri doğrulamamıştır.Bu nedenle salt davacı bordro tanıklarının ifadesi hükme esas alınacak nitelikte değildir.Bu tanıkların ifadesinin üstün tutulma nedenleri kanıtlanamamıştır.
Yapılacak iş; çalışılan işyerinin bir sağlık kuruluşu olduğu gözetilerek davacının 2001 tarihinden bu yana ameliyathane hemşiresi olarak çalıştığı iddia edilmiş olmakla davalı işyerinin 2001-2003 tarihleri arasında ameliyathane kayıtları araştırılmalı, davacının katıldığı ameliyatlar ya da hizmet verdiği hasta kayıtları tespit edilmeli, iş veren tarafından dönem bordrolarının düzenlenerek Kuruma verildiği, dinlenen tanıklar dışında da çok sayıda bordro tanığının bulunduğu görülmekle mahkemece soruşturma derinleştirilerek,
ihtilaflı dönemin tamamında bildirimi ve çalışması bulunan yeni bordro tanıkları dinlenerek davacının çalışmasının hiç bir kuşku ve teredüte yer vermeyecek şekilde tesbit olunmalı çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/8. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/13259, K. 2012/10420, 7 Haziran 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama