KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5787 E., 2010/7846 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 1 Temmuz 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, iş kazası sonucu maluliyetinden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün, taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davacıların tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava 12.01.2001 tarihinde meydana gelen zararlandırıcı sigorta olayı sonucu % 100 malul kalan sigortalının hak sahiplerinin uğradığı manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Sigortalı A.Osman Sağlam'ın çocukları olan davacılar, 12.01.2001 tarihinde işverenin kusurlu davranışı sonucu gerçekleşen iş kazasında babalarının % 100 malul kalması nedeniyle uğradıkları manevi zararların giderilmesi için; her bir davacı 40.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini istemiş, davalı yanca davanın reddi savunulmuştur.
Mahkemece davacı çocukların her biri için 18.000,00.-TL manevi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsiline, fazla istemin reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
İş kazasında % 100 malul kalan sigortalının % 20 ve davalı işverenin % 60 oranında kusurlu olduğu, olayda % 20 oranında da kaçınılmazlık bulunduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. B.K.’nun 47.maddesinde, bedensel bütünlüğün bozulması halinde Hakimin, olayın özelliklerini göz önünde bulundurarak zarar görene adalete uygun bir miktar paranın manevi tazminat olarak ödenmesine karar vereceği öngörülmüştür. Bedensel bütünlük, eş değişle vücut bütünlüğü kavramının fiziksel bütünlük yanında ruhsal bütünlüğü ve sağlığı da kapsadığı tartışmasızdır. Olayın özelliklerinin neler olduğu 22.06.1966 gün 1966/7-7 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı’nda açıklanmıştır. Bunlar her olayda değişebildiğinden Hakimin, kararında bu özellikleri, objektif ölçülere göre göstermesi gerekir.
Öte yandan manevi tazminatın tutarını belirleme görevi Hakimin taktirine bırakılmış ise de, hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı ve duyulan üzüntüyü hafifletecek nitelikte olması gerekir. Hakimin bu konudaki taktir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları, tarafların sosyal ve ekonomik durumu, paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu, olayın ağırlığı, işçinin sürekli iş göremezlik oranı, yaşı ve olay tarihi gibi durumları göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yaratması yanında caydırıcı nitelikte de olması gerektiği söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde taktir olunan manevi tazminat tutarının fazla olduğu, davacı çocukların her biri yararına 12.000,00.- 'er TL manevi tazminata karar verilmesi gerektiği açıktır.
Ne var ki, bu yanlışlıkların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/5787, K. 2010/7846, 1 Temmuz 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama