KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/5873 E., 2011/7286 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Eylül 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
929 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı, kurum işleminin iptaline, ödenmeyen emekli aylıklarının yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Davacı, oda kaydının usulsüz olması nedeniyle ... hizmetinin ve dolayısıyla yaşlılık aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptalini, yaşlılık aylığının kesildiği tarihten itibaren yeniden bağlanması ve birikmiş yaşlılık aylıklarının faizi ile ödenmesini davalı Kurumun yersiz ödenen aylıklar nedeniyle borç çıkarılmasına ilişkin işlemin iptalini istemiştir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının 22.3.1985- 9.6.1992 tarihleri arasında ... sigortalısı olma koşullarını taşıdığından, ... sigortalılığının ve buna bağlı olarak emeklilik işleminin iptaline ilişkin ... işleminin iptaline, kesilen aylıkların kesilme tarihinden itibaren yeniden bağlanmasına ve yasal faizi ile ödenmesine karar verilmiştir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur'luluk statüsünün ortaya konması gerekir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş,
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
-/-
-2-
507 sayılı Yasa'nın 2.5.1983 tarihli ve 62 sayılı K.H.K. ve K.H.K’nun aynen kabulüne dair 14.2.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3153 sayılı Yasa ile değişik 5. maddesine göre ise “Esnaf ve Sanatkar siciline kayıtlı esnaf ve küçük sanatkarlar çalışma bölgesi içindeki derneğe kayıt olmak zorundadır.
Kayıt zorunluluğunu 1 ay içinde yerine getirmeyenler sicile kayıt tarihinden itibaren geçerli olmak üzere doğrudan doğruya kaydedilirler.” Değişik 119. maddeye göre “ mesleki faaliyette bulunabilmeleri ve ilgili derneğe kaydedilmeleri için sicile kayıtları şarttır.” 62 sayılı K.H.K.’nun geçici 2. maddesinde “Esnaf siciline kayıt ilgili yönetmeliklerin yayımı tarihinden itibaren 1 yıl içinde çıkarılmak zorunda” olduğu bildirilmiş İlgili Yönetmelik ise 1.1.1984 tarihinde yürürlüğe konmuş ve 1 yıllık geçiş süresi 1.1.1985 tarihinde sona ermiştir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, Kurum kayıtlarına 1.10.1996 tarihinde giren bildirge üzerine davacının vergi kaydı esas alınarak 9.6.1992 tarihi itibariyle kayıt ve tescilinin yapıldığı, davacının 9.6.1992- 2.7.1997, 3.12.1997 ve devamı şeklinde vergi, 8.2.1999 tarihi itibariyle Dicle Esnaf ve Sanatkarlar Odası, 6.8.1992 ve devamı şeklinde Esnaf Sicil kaydının bulunduğu,
26.5.2000 tarihli davacı tarafından verilen sigortalılık belgesinde davacının Diyarbakır Seyyar Satıcılar ve İsportacılar Odasına l.l.l978 tarihinden beri kayıtlı olduğu bildirildiğinden davalı Kurumca 2000 yılında davacının sigorta başlangıç tarihinin 22.3.1985 tarihine çekildiği, davacının prim borcunu ödeyerek yaşlılık aylığı talep ettiği, l.7.2000 tarihinde yaşlılık aylığı bağlandığı, davacının 1997 yılındaki aftan yararlanarak 9.6.1992- 31.12.1996 tarihleri arasındaki tüm prim borcunu ödediği,
müfettiş raporunda davacının giriş bildirgesinin 10.11.1996 tarihinde kurum kayıtlarına intikali ile 9.6.1992 tarih itibariyle ...'a kayıt ve tescilinin yapıldığı, 26.5.2000 tarihli 19124 sayılı sigortalılık belgesine göre ise Diyarbakır Seyyar Satıcılar Odasına ait yeni üye kayıt defterinin 54 sıra numarasında 1.1.1978 tarihi itibariyle üyelik kaydının bulunduğu, Diyarbakır l.
Noterliğinin 25.11.1986 gün 49172 yevmiye numarasıyla onaylı olmasına karşın, daha sonra defterin iç sayfalarının sökülerek yerine başka sayfalar ilave edilmek suretiyle orjinalliğinin bozulduğu üye kayıt defterine ekleme yapılarak davacının 1.1.1978 tarihi itibariyle üyelik kaydının yapıldığı gerekçesiyle bu usulsüzlük nedeniyle davacının 22.3.1985- 9.6.1992 tarihleri arasında hizmetleri ve emekli aylığının iptal edildiği, Diyarbakır Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulunulduğu, davacı ile birlikte oda görevlileri hakkında Diyarbakır 3. Ağır Ceza Mahkemesine 2008/524 Esas no ile ceza davası açıldığı,
davanın halen devam ettiği anlaşılmaktadır.
Davacının 22.3.1985- 9.6.1992 tarihleri arasında oda ve sicil kaydının bir arada bulunmaması nedeniyle bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığının kabulü gerekir.
Ancak davalı Kurum'un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması sigortalıya yaşlılık aylığı bağlayıp aylık konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığı ve yaşlılık aylığını iptal etmesi Medeni Kanun'un 2.maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 01.10.1997 gün ve E:1997/10-578, K:1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacının da katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
-/-
-3-
Davacının 1479 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu ... sigortalılığını sağlayan Diyarbakır Seyyar Satıcılar ve İşportacılar Odası kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulduğu iddiasıyla, oda yöneticileri, üyeleri ve davacı hakkında ceza davası açılması,
oda kayıtlarının sahtecilik suretiyle oluşturulup oluşturulmadığının, oluşturulmuş ise bu sahtecilik işleminin davacının katılımı ile gerçekletirilip gerçekleştirilmediği bu dava sonucu verilecek karar ile saptanmasının mümkün olması karşısında, oda kaydının sahtecilik yoluyla oluşturulduğu ve bu işlemin davacının katılımı ile gerçekleştirildiğinin anlaşılması halinde oda kaydına hukuken değer verilemeceyeği bu durumda somut olayda MK.
2.maddesi uygulanamayacağından ceza yargılamasının sonucu beklenilerek tüm delillerin değerlendirilmesi ve bir sonuca varılması gerekirken, mahkemece ceza davasının sonucu beklemeden eksik inceleme ile tanık sözleri ile yetinerek sonuca gidilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/5873, K. 2011/7286, 26 Eylül 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama