KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/7551 E., 2011/13228 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 13 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
691 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, kurum işleminin iptali ile emekliliğe hak kazandığının tesbitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosyadaki kağıtlar okundu, işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine, 2-Dava, davacının 1.1.1979 tarihinden itibaren 1479 sayılı Yasaya tabi zorunlu ... sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davacının 20.4.1982-30.9.1999 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasaya tabi sigortalı olduğunun tespiti ile 1.6.2010 tarihinden itibaren yaşlılık aylığı almaya hak kazandığının tespitine karar verilmişse de varılan sonuç doğru olmamıştır.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur'luluk statüsünün ortaya konması gerekir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş,
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacınında katılımının bulunduğu mavazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının vergi kaydının bulunmadığı, Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nda 1.1.1979-20.5.1997 tarihleri arasında üye kaydının bulunduğu, sicil kaydının bulunmadığı, Kurum müfettişinin yaptığı inceleme sonucunda davacının Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın 1997 noter tasdikli üye kayıt defterinde yer alan üye kaydının geriye dönük yapıldığı, kayıt tarihi olarak 1.1.1979 yazılı olmasına karşın önceki üye kayıt defterinin ibraz edilemediği, öte yandan 1982-1992 yılları arasında ... ilinde ikimat ettiğinin anlaşılması üzerine davacının oda kaydının geçersiz kabul edilerek 20.4.1982-30.9.1992 tarihleri arasındaki sigortalılığının iptaline karar verildiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda uyuşmazlık, davacının odaya kayıt tarihinin belirlenmesi noktasında toplanmakta ise de Mahkemenin bu hususu kuşkuya yer bırakmayacak biçimde aydınlığa kavuşturmak amacıyla yeterli ve gerekli bir araştırma yaptığı söylenemez.
Mahkemece yapılacak iş, davacının çay ocağı işletmesi nedeniyle kendi adına ve hesabına gerçek bir çalıması olup olmadığının belirlenmesi için zabıta aracılığıyla mahallinde araştırma yapmak, davacının çay ocağı işletmesi için aldığı ruhsat olup olmadığını ya da bu işletmenin denetimi amacıyla düzenlenen tutanak veya belge olup olmadığını Belediye Başkanlığından sormak, davacının bildireceği ya da zabıta tarafından belirlenecek tanıkları dinlemek, davacının 1.1.1979 tarihinde Oda kaydı olup olmadığını ilgili Oda'nın diğer defter ve kayıtlarından belirlemek amacıyla gerek görülürse bilirkişi incelemesi yapmak,
Bismil Esnaf ve Sanatkarlar Odası'nın 1997 noter tasdikli üye kayıt defterinde davacının üye kaydını yapan dönemin çalışan veya yetkililerini dinlemek, Oda kaydının usulsüzlüğüne dayalı olarak yürütülen bir soruşturma olup olmadığı ya da bu hususta görülmekte olan bir kamu davası olup olmadığını araştırmak suretiyle 1479 sayılı Yasa'ya göre esnaf ... sigortalılığının başlangıç tarihini kesin olarak saptamak suretiyle yaşlılık aylığı talebini yasal koşullar çerçevesinde hükme bağlamaktan ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/7551, K. 2011/13228, 13 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama