KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/7677 E., 2010/12553 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
1.224 kelime·6 dk okuma·2 bölüm
Davacılar murisinin, iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle, 410.110.00TL maddi ve manevi tazminatın yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davalılar vekillerince istenilmesi ve davalılardan ... Elektrik Mak.San.Tic.Ltd.Şti. ile ... Paz.San.
Tic.Ltd.Şti. vekilince de duruşma talep edilmesi üzerine, dosya incelenerek, işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 14.12.2010 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davalılardan ... Elektrik Mak.San.Tic.Ltd.Şti. ile ... Paz.San. Tic.Ltd.Şti. vekili Avukat ..., ...Gölü Elektrik Dağ.A.Ş. vekili Avukat Burhan Şensu geldiler.Karşı taraf adına gelen olmadı.
Duruşmaya başlanarak hazır bulunan Avukatların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek aynı gün Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği konuşulup düşünüldü ve aşağıda karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere, temyizi kapsamı ve temyiz nedenlerine göre, davalıların aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2- Dava 13.11.2007 tarihinde meydana gelen iş kazası sonucu ölen sigortalının hak sahiplerinin maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davacılardan eş ve çocukların maddi tazminat istemlerinin kabulüne, hak sahibi olmadığından davacı annenin maddi tazminat istemi ile davacı eşin cenaze giderine ilişkin isteminin reddine, davacılardan ölenin eş ve çocuklarının manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulüne, ölenin annesi ile kardeşlerinin manevi tazminat istemlerinin ise kabulüne karar verilmiş ve bu karar süresinde davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.
Mahkemenin maddi tazminata ve ölenin eşi yararına manevi tazminat takdiri ile davacı annenin maddi tazminat ve eşin cenaze gideri isteminin reddine ilişkin kararları isabetlidir. Ancak davacı çocuklar ile ölenin annesi ve kardeşleri bakımından manevi tazminatın takdirinde yanılgıya düşüldüğü, anılan davacılar bakımından manevi tazminatların fazla takdir edildiği ve reddolunan bölüm üzerinden davalılar yararına avukatlık ücretinin tayininde hataya düşüldüğü anlaşılmaktadır.
Davacıların eşi, babası çocuğu ve kardeşi olan sigortalı Harun Kılıç’ın öldüğü iş kazasında sigortalının % 30, davalı asıl işveren Vangölü Elektrik Dağıtım AŞ’nin % 35 ve alt işveren ... Elk. Mak. İnş. Pet. San. Tic. Ltd. Şti ile ... Paz. İnş. İth. İhr. San. Tic Ltd. Şti ortak girişiminin % 35 oranında kusurlu olduğu dosya içeriğinden anlaşılmaktadır.
Borçlar Kanunu’nun 47. maddesi hükmüne göre hakimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir.
O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir.
Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.
Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.
Bu ilkeler gözetildiğinde davacı anne ... yararına 20.000,00-TL, davacı çocuklar ... ve ...’tan her biri yararına 30.000,00’er TL, davacı ... ..., ..., ..., ..., ... ve ...’tan her biri yararına 4.000.00’er TL manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken: davacı anne ... yararına 30.000,00-TL, davacı çocuklar ... ve ...’tan her biri yararına 40.000,00’er TL, davacı ... ..., ..., ..., ..., ... ve ...’tan her biri yararına 10.000.00’er TL’sine hükmedilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Öte yandan ihtiyari dava arkadaşı olan davacılardan ...’ın maddi tazminat isteminin reddinin hak sahibi olmadığından, eşin cenaze gideri isteminin ise sübut bulmadığından reddolunmasına göre davacı ...’ın maddi tazminat isteminin ve davacı ...’ın cenaze gideri isteminin reddi nedeniyle davalılar yararına ayrı avukatlık ücretine karar verilmek gerekirken ret sebebinin ortak olduğundan bahisle tek vekalet ücreti verilmesi hatalıdır. Aynı nedenle ihtiyari dava arkadaşı olan davacılar ... ve ...’ın manevi tazminat istemlerinin kısmen reddi nedeniyle, reddolunan bölüm üzerinden her davacı bakımından davalılar yararına ayrı avukatlık ücretine karar verilmek gerekirken, toplam üzerinden avukatlık ücreti takdiri ve davacılar ...,
... ve ... aleyhine avukatlık ücretine hükmolunurken hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Tarife yerine 24.12.2009 tarihine kadar yürürlükte bulunan Tarife hükümleri dikkate alınarak avukatlık ücretinin belirlenmesi suretiyle davalılar yararına avukatlık ücretinin noksan takdiri usul ve yasaya aykırı olmuştur.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden H.U.M.K.’nun 438/7. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı düzeltilerek onanmalıdır.
KARŞI OY
Davacılar murislerinin ölümü nedeniyle ayrı ayrı tazminat davası açma imkanı varken diğer bir ifade ile davacılar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı mevcut olduğu halde birlikte tek bir dava açılmış ve sadece bir tane başvurma harcı yatırılmıştır.
Davacı vekili tek bir dosya için mesai harcamış, tek bir dosya üzerinden yargılama yapılmıştır.
3.12.2010 tarih ve 27774 sayılı Resmi gazetede yayınlanan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 3.maddesinin 2.fıkrası "Müteselsil sorumlulukta dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddine, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her ret sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmünü getirmiştir.
Bu maddenin mefhumu muhalifinden dava sebebi tek ise avukatlık ücretininde müddeabih üzerinden tek olacağı sonucu çıkar. Aynı Ücret Tarifesinin 8'nci maddesinde de hangi hallerde ayrı ayrı avukatlık ücreti takdir olunacağı belirtilmiştir.
Dava tekdir. Başvurma Harcı tekdir. Bu durumda her bir dava arkadaşı için ayrı avukatlık ücreti takdiri gerekir şeklindeki Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmadığımı saygıyla arz ederim.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/7677, K. 2010/12553, 14 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama