Mahkemece verilen karar davacı tarafından süresinde temyiz edilmiş olup, dosya temyiz incelemesi yapılmak üzere gönderildikten sonra, davacı vekili, davalı hakkındaki davasından feragat ettiğine ilişkin 27.06.2011 tarihli dilekçeyi yerel mahkemeye sunmuş, anılan dilekçe, dosya Dairemizde olduğundan Dairemize gönderilmiştir.
Davadan feragate ilişkin dilekçenin verildiği tarihte yürürlükte bulunan HUMK’nun 95 (HMK’nun 311) nci maddesine göre, davadan feragat kesin hükmün sonuçlarını doğurur.
Ancak, mahkemece bir karar verilip, davadan el çekildikten sonra temyiz aşamasında davadan feragat edildiğinden ve bu aşamada dahi feragat hakkında karar vermek yetkisi mahkemeye ait bulunduğundan, 11.04.1940 günlü ve 70 sayılı İçtihadı Birleştirme kararı gereğince, hükümden sonra ortaya çıkan ve esas hükmün temyiz yoluyla incelenmesine engel olan bu durum karşısında feragatin usulüne uygun olup olmadığı araştırılıp, usulüne uygun ise feragatin 6111 sayılı Yasanın 14. Maddesi uyarınca yasal zorunluluktan kaynaklandığı hallerde,
anılan yasa hükmü ile dava açan Kurum borçlularının haklı olup olmadıkları yönünde bir karar almalarının yasa ile engellendiği, dolayısıyla bu zorunluluk karşısında davadan feragat eden Kurum borçlusunun avukatlık ücreti ile sorumlu tutulmaması gerektiği de dikkate alınarak mahkemenin feragat hakkında bir karar vermesi için hükmün BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 22.12.2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.