KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2010/8973 E., 2010/12718 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Aralık 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
952 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1.10.1989-31.5.2006 tarihleri arasında çakışan kısa süreli SSK sigortalılığı haricinde tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
Dava davacının 01.10.1989-31.05.2006 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalılığının geçerli olduğunun tesbiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın reddine karar vermiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım ... hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar.
Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir.
2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım ... sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir.
Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür.
Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek ...’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. ...’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir.
2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan ... ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir.
Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasanın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve SSK’lı çalışmanın sona ermesinden sonra,
2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılan incelemede davacının, davalı kuruma 01.11.1986 tarihinde 2926 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu tarım ... sigortalısı olarak Kurumca resen kayıt ve tescilinin yapıldığı, 5458 sayılı yasadan yararlandırılıp primler alındığı ,28.10.2009 tarihli prim döküm cetveline göre 29.05.2006-31.08.2009 tarihleri arasında 23 yıllık prim ödemelerinin bulunduğu, prim borcunun olmadığı,
davacının daha sonra Tarım ... sigortalılık süresinin öğrenilmesine yönelik 28.10.2009 tarihli dilekçe çerçevesinde, davalı kurumca davacının 01.10.1989 tarihinde 1 gün, 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalı çalışması nedeniyle 30.09.1989 tarihi itibariyle tarım ... sigortalılığının durdurulduğu, prim ödemesi nazara alınarak 01.06.2006 tarihinden itibaren tekrar başlatılıp devam eden Tarım ... sigortalılığının bulunduğu, davacının ayrıca 1991 yılında 30 gün 506 sayılı Yasa'ya tabi zorunlu sigortalılığın bulunduğu, ziraat odası kaydının 07.07.1999 tarihinde başlayıp devam ettiği, tarım kredi Koop. kaydı , tapu kaydının olmadığı,
babasına ait tapu kayıtlarının ibraz edildiği, zabıta araştırmasının yapıldığı, tanıkların dinlendiği anlaşılmıştır.
Davacının 506 sayılı Yasa'ya tabi çalışmaları kısa süreli olduğundan tarımsal faaliyetine devam etmesi halinde 506 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğu süreler dışında 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olduğunun kabulü gerekir. Ancak kısa süreli 506 sayılı Yasaya tabi çalışmasının bittiği tarihden sonra 2926 sayılı Yasa'ya tabi sigortalı olarak sayılabilmesi için tarımsal faaliyetinin devam ettiğinin kanıtlanması gerekir.
Zabıta araştırmasında davacının tarımla uğraşmadığını , Şarkışlaya gidip seyyar satıcılık yaptığını söyleyen muhtar Meydan Toyoğlu Mahkemede tanık olarak alınan beyanında kendisinin 1980 doğumlu olup 2008 yılında köye geldiğini,2009 yılının 9 ayından itibaren muhtarlık yaptığını,davacının kendisinin muhtar olduğu dönemde çiftçilik yapmadığını ancak önceleri köyde kardeşleri ile beraber babasının tarlalarında çiftçilik yaptığını belirtmiştir.
21.03.2003 tarihli (T-İB) tarihli işi bırakma formu ile ilgili Kurum herhangi bir işlem yapmamıştır.Söz konusu formda , davacının tarım faaliyetinin 08.06.1987 tarihinde sona erdiğin belirten muhtar ... Mahkemede tanık olarak alınan beyanında davacının Şarkışla İlçesine taşındığı 2003 yılına kadar köyde çiftçilik yaptığını belirtmiştir.
Davacının , kısa süreli 506 sayılı Yasaya tabi çalışmaları dışında, köyde iken babasının tapulu arazilerinde çiftçilik yaptığı tanık beyanlarınca doğrulanmıştır.2003 yılında Şarkışla ya gittiği belirtilse de, 1999 yılından beri Şarkışla Ziraat Odası kaydının devam ettiği bildirildiğinden davacının Şarkışla İlçesinde ne şekilde ziraatla uğraştığı, ne çeşit ürünü nerede ekip diktiği araştırılarak ziraatla uğraştığına dair başkaca delilleri varsa bunlar dahi toplanıp sonucuna göre karar verilmelidir.
Yapılacak iş; davacının 01.11.1986 tarihinde tarım ... sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı nazara alınarak, davacıya varsa ürün sattığı kişi veya kuruluşları açıklatmak, bu kişi veya kuruluşlardan davacı ürün satmış ise belgelerini getirtmek, davacının tarım kredi kooperatiflerine ortak olup olmadığını başka zirai kuruluşlarda kaydının olup olmadığını araştırmak toplanan deliller neticesinde davacının 30.09.1986 tarihinden itibaren ziraatla uğraştığına ilişkin kayıtların bulunması halinde SSK'na tabii çalışmaları dışlanmak suretiyle davanın kabulüne, aksi halde reddine karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2010/8973, K. 2010/12718, 20 Aralık 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama