KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/12259 E., 2011/10931 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 21 Kasım 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
459 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1999 yılındaki ilk kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine aksi yöndeki Kurum işleminin iptaline, 6111 sayılı Kanundan yararlandırılmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
Davacı 1999 yılında ilk prim kesintinin yapıldığı tarihi takip eden aybaşından itibaren Tarım ... sigortalılığının kesintisiz şekilde devam ettiğinin tespitine karar verilmesini istemiş, ayrıca mahkemeye sunduğu 27.4.2011 havale tarihli ıslah dilekçesi ile 6111 sayılı yasadan faydalandırılması hakkının saklı tutulmasını talep etmiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.6.1999-14.2.2011 tarihleri arasında 2926 sayılı yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun tespitine, davacının 6111 sayılı yasadan yararlandırılması hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 176. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah müessesesi, mahkemeye yöneltilmesi gereken tek taraflı ve açık bir irade beyanı ile tarafların dilekçelerinde belirttikleri vakıaları, dava konusunu veya talep sonucunu değiştirebilmesi imkânını sağlamaktadır. İki taraf da duruşmada hazır iseler ıslah sözlü olarak yapılabilir. Usule ilişkin işlemlerin tamamen ya da kısmen ıslahı mümkündür.
Ancak, her iki durumda da usulüne uygun açılmış bir davanın bulunması şarttır. Başka bir anlatımla ıslah, açılmış bir davada taraflarca yapılmış usule ilişkin işlemlere yönelik olarak yapılmalıdır. Bu bağlamda, yargılaması devam eden bir dava içinde ıslah ile ikinci bir talepte bulunma olanağı bulunmamaktadır.
Davacı isterse dava dilekçesini tamamen ıslah ederek dava konusunu değiştirebilirse de, yeni dava konusu önceki dava konusunun yerine geçer ve yine tek bir dava söz konusu olur. Ancak, davacı peşin harç yanında başvuru harcını da yatırarak yeni bir talep de bulunması hallerinde ise bir ek dava olarak nitelendirilme hali olayımız dışındadır.
Somut olayda davacının dava dilekçesinde yapılandırma yasasından yararlandırılması konusunda bir talebi bulunmadığı ve dava konusu yapmadığı bir konuda ıslahla talepte bulunamayacağı halde mahkemece bu yön gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Mahkemenin kabul şekli bakımından da söz konusu ıslahın maktu başvuru harcı yatırılmadan yapılmasına göre, usulüne uygun olmayan ıslaha değer verilip, hüküm kurulması yanlış olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin davacının 6111 sayılı Yasa kapsamında yapılandırılmasına karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı HMK.nın 370/2. maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/12259, K. 2011/10931, 21 Kasım 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama