KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/15409 E., 2011/12689 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 8 Aralık 2011
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
Karar Metni
535 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, 1995 yılında ilk prim kesintisini takip eden aybaşından 30.4.2004 tarihine kadar çakışan SSK'lı süreler hariç tarım ... sigortalısı olduğunun tesbitine, 6111 sayılı Kanundan yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesini istemiştir. Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir. Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
KARAR
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre davalı Kurumun aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı, 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri dışında, 1995 yılındaki prim kesinti tarihini takip eden aybaşından itibaren 30.4.2004 tarihine kadar tarım ... sigortalısı olduğunun ve 6111 sayılı Yasa'dan yararlanma hakkı bulunduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulü ile davacının 1.7.1995 – 30.4.2004 tarihleri arasında ( 1.1.2000-30.4.2000 tarihleri arasındaki 44 günlük, 8.12.2003-9.4.2004 tarihleri arasındaki 54 günlük 506 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılık süreleri dışında ) 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve bu döneme ilişkin prim borçları bakımından davacının 6111 sayılı Yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmiştir.
Gerçekten tarım ... sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, gerek 506 ve gerekse 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa'nın 36 ve 10.maddesindeki şartların da gerçekleşmesi halinde 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım ... sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 ve 1479 sayılı Yasa'lar kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise,
tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve anılan çalışmaların sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı Yasa'nın 36.maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği dairemizin giderek Yargıtay'ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Somut olayda, davacının 24.3.2011 tarihli talebi üzerine Kurumun davacıyı prim kesintisi nedeniyle 1.5.2004 – 20.12.2004 tarihleri arasında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olarak kayıt ve tescil ettiği, davacının 9.5.1996, 15.5.1998, 3.6.1999, 22.6.2000, 30.4.2002, 30.3.2004 tarihlerinde ürün teslim etmesi nedeniyle ürün bedelinden prim kesintisi yapıldığı, 1997, 2001 ve 2003 yıllarında ürün teslimi bulunduğu, 1995 yılındaki prim kesintisinin 20.6.1995 tarihinde Kurum hesabına aktarıldığı,
01.01.2000-30.4.2000 tarihleri arasında 44 gün, 8.12.2003-9.4.2004 tarihleri arasında 70 günlük 506 sayılı Yasa kapsamında sigortalı çalışmasının bulunduğu anlaşılmakla davacının 1.7.1995 – 30.4.2004 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli sigortalı çalışmaları dışında 2926 sayılı Yasa kapsamında tarım ... sigortalısı olduğunun ve bu döneme ilişkin prim borçları bakımından davacının 6111 sayılı Yasanın 12 ve devamı maddelerinin getirdiği ödeme kolaylığından yararlanma hakkının saklı tutulmasına karar verilmesi doğru ise de davacının 8.12.2003-9.4.2004 tarihleri arasında geçen sigortalı çalışması 70 gün olduğu halde
kararda 54 gün yazılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
Ne var ki, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK.'nun 438/7. (6100 sayılı HMK'nın 370/2.) maddesi uyarınca hüküm bozulmamalı, düzeltilerek onanmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/15409, K. 2011/12689, 8 Aralık 2011 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama