KÜNYE
(Kapatılan)21. Hukuk Dairesi 2011/3379 E., 2012/21937 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 3 Aralık 2012
- Mahkemesi
- ... Mahkemesi
- Davacılar-karşı davalılar
- ... vs.vek.Av....
- Davalı-karşı davacı
- Sosyal Güvenlik Kurumu vek.Av....
Karar Metni
899 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Davacılar-Karşı Davalılar, murislerine ait tescil ve sigortalılığın, almakta oldukları dul ve yetim aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline,
Davalı-Karşı Davacı Kurum ise, müteveffa sigortalının hak sahiplerine bağlanan ölüm aylığının iptal edilmesi nedeniyle, fuzuli yapılan ödemelerin 01/03/1996 tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini istemişlerdir
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, davacılar-karşı davalıların davasının kabulüne, davalı-karşı davacı Kurumun davasının reddine karar vermiştir.
Hükmün davalı-karşı davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.
KARAR
Davacılar, murislerinin tescil ve sigortalılığı ile kendilerine bağlanan ölüm aylığının Kurum tarafından iptal edildiğini belirterek dava konusu işlemin iptalini ve birleşen dosyanın davacısı olan Kurum ise yersiz ödenen aylıkların sigortalının mirasçılarından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; davacıların murisinin sigortalılığının ve kendilerine bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline ve birleşen dosyanını reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonuç yerinde değildir.
Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ Kur'luluk statüsünün ortaya konması gerekir.
1.4.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinde zorunlu ... sigortalılığı için esnaf sicili veya kanunla kurulu meslek kuruluşu kaydı aranırken 4.5.1979 tarihinde yürürlüğe giren 2229 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesinin öngördüğü meslek kuruluşlarına kayıtlı olma koşulu kaldırılmış sadece yasanın temel ilkesi olan kendi ad ve hesabına çalışma koşulu getirilmiş,
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa ile 1479 sayılı Yasa'nın 24. maddesi değiştirilecek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olması şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için meslek kuruluşuna kayıtlı olma yeterli görülmüş, 22.3.1985 tarihinde yürürlüğe giren 3165 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için vergi kaydı veya esnaf sicil kaydı veya oda kaydının bulunması yeterli görülmüş,
2.8.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4956 sayılı Yasa ile 24. madde değiştirilerek zorunlu ... sigortalılığı için gelir vergisi mükellefi olma şartı getirilmiş ancak gelir vergisinden muaf olanlar için esnaf sicil kaydı ve oda kaydının bir arada bulunması yeterli görülmüştür.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden; davacının 16/02/2000 günü intikal eden giriş bildirgesi ile ... Seyyar Satıcılar ve İşportacılar Odası'nın 30/10/1984 tarihinde başlayan üye kaydına dayanarak 22/03/1985 tarihi itibariyle sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, öldüğü tarih olan 06/02/1996 tarihine kadar sigortalı sayıldığı, davacının vergi ve esnaf sicil kaydının bulunmadığı, ...
İl Müdürlüğünde yapılan müfettiş incelemesi sonucunda odaya ait 25/11/1986 tarih 49172 yevmiye numarasıyla ... 1. Noterliğince onaylanan üye kayıt defteri ile yine ...
1. Noterliğinin 19/03/1986 tarih ve 11280 yevmiye numaralı yönetim kurulu karar defterinin incelenmesinde birçok silinti kazıntı ve usulsüz kayıt işlemine rastlanıldığı, üye kayıt defterinin sökülerek farklı cins kağıtlar ilave edilmek suretiyle yeniden dikildiği, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda üye kayıt defterinin ciltlerinin değiştirilerek onarımdan geçirildiğinin tespit edildiği, üye kayıt defterindeki söz konusu üyelik kaydının doğruluğunun teyit edilemediği, oda başkanlığınca her üye için ayrı ayrı şahsi dosya düzenlenmediğinden odaya aidat ödenip ödenmediğinin belirlenemediği,
murisin hak sahiplerinin de odaya aidat ödendiğine dair makbuz gösteremediği, ayrıca ... esnaf sanatkarlar birliğine Sanayi Ticaret İl Müdürlüğünce 1996 yılı ve öncesi için hazirun listelerinin ibraz edilemediği, dolayısıyla bu tarihler itibariyle adı geçenin hazirun listelerinde isminin bulunup bulunmadığının belirlenemediği, bu nedenle odaca yapılan usulsüz üye kaydına istinaden ...'a tabi olarak kazanılan hizmet sürelerinin dolayısıyla murisin hak sahiplerine bağlanan ölüm aylıklarının iptal edildiği, ...
Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün ekspertiz raporuna göre ...adına düzenlenmiş ...'a giriş bildirgesinin işyeri adresi hanesinin Mahalle veya köyü/caddesi/sokağı kapı no bölümlerinde fiziksel silinti izlerinin mevcut olduğunun belirlendiği, ...
Cumhuriyet Başsavcılığının 2005/24464 Hazırlık sayılı Dosyası ile ... hakkında somut delil elde edilemediği için ve muris ...hakkında öldüğü için takipsizlik kararı verildiği, ancak hayatta olan diğer üyeler ile oda yöneticileri hakkında dolandırıcılık ve sahte resmi evrak tanzim etmek suçlamasıyla ... Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı ancak bu dosyanın dosya arasına getirtilmediği ve sonucunun ne olduğunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının 22/03/1985-06/02/1996 tarihleri arasında geçerli bir oda kaydı bulunmadığından bu dönemde sigortalılık şartlarını taşımadığı açıktır.
Ancak davalı Kurum’un geçmişe yönelik (uyuşmazlık konusu dönemi de kapsar şekilde) prim tahsil etmesi ve uzun süre bu primleri kullanması, davacıyı tescil edip sigortalılığı konusunda umut verdikten sonra davacının sigortalılığını iptal etmesi Medeni Kanun’un 2. maddesinde ifadesini bulan objektif iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacaktır. Nitekim, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 01.10.1997 gün ve E: 1997/10-578, K: 1997/758; 24.09.2003 gün ve 2003/10-489, 2003/490 sayılı kararı da bu doğrultudadır.
Ne var ki; kimse kendi hilesinden istifade edemeyeceğinden bu kuralın uygulanabilmesi için usulsüz oda kaydının davacının da katılımının bulunduğu muvazaalı bir işlem sonucu oluşturulmaması gereklidir.
Davacının kuruma tescilinin 22/03/1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa'nın getirdiği değişiklik doğrultusunda 22/03/1985 tarihi itibariyle ... Seyyar Satıcılar ve İşportacılar Odası kaydına dayanılarak yapıldığı ancak hayatta olan diğer üyeler ile oda yöneticileri hakkında kuruma tescil edilmek amacıyla sahte belge tanzim ederek Oda defterlerinde tahrifat yaptığı iddiası ile dolandırıcılık ve sahte resmi evrak tanzim etmek suçlarından ...
Ağır Ceza Mahkemesine kamu davasının açıldığı ve halen derdest olduğu, ceza davası sonucunda davacıların murisinin Oda defterinde tahrifat yapılarak sahte belge tanzim edilmesi olayına katılımda bulunduğunun belirlenmesi halinde Oda kaydına hukuken değer verilemeyeceği, bu durumda ceza davasının bekletici mesele yapılması ve dosyanın suretinin dosya arasına alınarak incelenmesi gerektiği anlaşılmakla Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın kimsenin kendi hilesinden istifade edemeyeceği düşünülmeksizin ceza davasının sonucu beklenmeden yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
Yargıtay 21. Hukuk Dairesi, E. 2011/3379, K. 2012/21937, 3 Aralık 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama